1000Kitap Logosu
Resim
Sabitlenmiş gönderi
Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz?
Ne okuduğuna bakın, Ne seyrettiğine bakın, Duvarlarına ne astığına, Raflarına ne koyduğuna, Nasıl konuştuğuna, Nasıl dinlediğine bakın. Yapmanız gereken tek şey bakmaktır. Bunlar size onun ruhunun nerede olduğu Ve neyle beslendiği konusunda her şeyi bildirir... - Ramtha
"Baban için ille de bir şey söylenecekse, gerçek anlamda uygar bir insan olduğu söylenebilir. Nişancılık Tanrı vergisidir, bir yetenektir... ah, ama yeteneğinizi kusursuz hale getirmek için çalışmanız gerekir ama nişancılık piyano çalmak falan gibi işlerden farklıdır. Bana sorarsanız belki de Tanrı'nın kendisine öteki canlılara vermediği haksız bir üstünlük verdiğini anladığı gün silahı elinden bıraktı. Tahminim o ki gerekmedikçe ateş etmemeye karar verdi ve bugün gerektiği için ateş etti." "Bununla gurur duyacaktır gibime geliyor," dedim. " Aklı başında hiç kimse yeteneği var diye gururlanmaz," dedi Bayan Maudie.
İlk kez Atticus'un yapılması günah olan bir şeyden söz ettiğini duyuyordum ve bu konuyu Bayan Maudie'ye sordum. "Babanız haklı," dedi. "Bülbüller bizi eğlendirmek için şarkı söylemek dışında bir şey yapmaz. İnsanların bahçelerindeki bitkileri yemezler, mısır ambarlarına yuvalanmazlar, tek yaptıkları iş bize içlerini dökmektir. İşte bu yüzden bülbülleri öldürmek günahtır."
Atticus bize havalı tüfeklerimizi verdiğinde nasıl ateş edeceğimizi öğretmek istemedi. Bu yüzden Jack Amca bize bazı önbilgiler verdi; Atticus'un silahlara ilgi duymadığını söyledi. Bir gün Atticus, Jem'e, "Arka avluda konserve kutularına ateş etmeni tercih ederim ama kuşların peşine düşeceğini biliyorum," dedi. İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."
Diken üstünde bekliyordum, acaba Jack Amca, Atticus'a olayı bir de benim açımdan anlatacak mıydı. Ama anlatmadı. Yalnızca, "Belden aşağı sözler ettiği şüphesiz. Ama söylediği şeylerin yarısının anlamını bilmiyor... 'kaltak' ne demek diye sordu bana..." "Söyledin mi?" "Hayır, ona Lord Melbourne'u anlattım." "Jack! Bir çocuk sana bir şey sorduğu zaman, Tanrı aşkına, o çocuğa sorduğu şeyin yanıtını ver. Uyduruk şeyler anlatma. Çocuklar çocuktur ama kaçamaklı lafları büyüklerden daha çabuk anlarlar, ayrıca kaçamaklı yanıtlar onların kafalarını daha da çok karıştırır. Hayır," diyerek derin derin düşündü babam, "bu öğleden sonra yanlış bir nedenle de olsa doğru yanıt vermişsin. Bütün çocuklar küfürlü konuşma evresinden geçer, zamanla, küfürlü konuşarak dikkat çekemediklerini görünce küfürlü konuşmayı bırakırlar. Öfke öyle değildir. Scout'un sinirine hâkim olmayı öğrenmesi gerekiyor, hem de hemen, hele şu önümüzdeki birkaç ay içinde onu nelerin beklediğini düşünürsek. Yavaş yavaş düzeliyor da. Jem büyüyor, Scout da ona iyi kötü ayak uyduruyor. Bazen yardıma gereksinimi oluyor."
23,3bin öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.