Puan vermedi·111 syf.··
2025 509. kitabı
Hasan Ali Toptaş’ın Ben Bir Gürgen Dalıyım adlı eseri, görünüşte bir ağacın hikâyesi gibi başlar. Ama her sayfada insanın kendine ait bir yankı duyarız. Gürgen, doğanın bir parçasıdır; toprağın, güneşin, rüzgârın çocuğudur. Ancak bu sade anlatının içinde varoluşun en temel soruları gizlidir: “Kök salmak mı önemli, yoksa göğe uzanmak mı?” Toptaş, doğayı bir metafor olarak kullanır. Gürgen ağacı, insanın direncini, kendini bulma çabasını ve özgürlük isteğini temsil eder. Gürgen, baltaların, fırtınaların, çıkar hırsının dünyasında dimdik durur. Onun hikâyesi, sessiz bir başkaldırıdır — insanın “ben” olma mücadelesidir. Eserin dili yalın ama derindir. Cümleler, şiir gibi akar; her kelime toprağın kokusunu taşır. Toptaş, okurla doğa arasında duygusal bir köprü kurar. Çünkü onun yazdıkları yalnızca bir hikâye değildir; insanın içindeki sessiz ormana çağrıdır. “Ben Bir Gürgen Dalıyım”, okura doğanın bilge sabrını öğretir. Zamanın geçişine, insanların hoyratlığına rağmen Gürgen’in sessiz direnişi, bize şu dersi verir: “Köklerinle barışıksan, hiçbir fırtına seni deviremez.”
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20197,5bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.