Zülfü Livaneli, bu romanı ‘fırtınalarda yitip giden ve parçalanan ailelere adamış’. Yakın tarihimizden, 68 kuşağının dramını yaşamış bir ailenin -Selim, Leyla ve kızları Zeynep’in- öyküsü…
Zülfü Livaneli, kitabın son sözünde; kendi hayatından da izler taşıyan bu kitabının, 12 Eylül döneminde ağır bedeller ödeyen ve dönemin fırtınasında yitip giden aydın insanlara da bir saygı duruşu olarak algılanması gerektiğini vurguluyor.
Kitaptan bir alıntı;
… Anonimleştirme, belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkum ediyordu. Oysa o tekti. Diğer insanlardan daha iyi, daha kötü, daha çirkin, daha güzel, başarılı ya da başarısız her şey olabilirdi; ama ne olursa olsun farklıydı, benzersizdi. Düşünceleri, duyguları yalnızca kendisine aitti, kimse alamazdı, çalınamazdı, ruhu onundu. İşte tam da bunu onun elinden çekip almaya çalışıyorlardı. Onun varoluşunu çalmak istiyorlardı, benliğini yok etmek!
Bekle BeniZülfü Livaneli
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma