Bu eseri okurken hissettiğim en güçlü duygu, iyi bir okuyucu olmanın ötesinde, iyi bir dinleyici olabilme haliydi. Sayfalar ilerledikçe, kendinizi Dr. Yalom’un sandalyesine oturmuş; yaşamın karmaşası içinde yönünü arayan insanların içtenlikle anlattıkları hikâyeleri dinlerken buluyorsunuz. Her bir öykü, bir terapi seansından çok, bir dost meclisinin samimiyetini taşıyor.
Tıpkı bir arkadaşımızın, bir dostumuzun ya da kalbimizde yer eden birinin sıkıntılarını dinlerken hissettiğimiz o içten yakınlık duygusu gibi… Empati kurmanın, anlamaya çalışmanın ve farklı bakış açıları edinmenin huzurunu yaşatan, insana kendini ve başkalarını yeniden düşündüren kıymetli bir eser bu.
Sözlerimi Dr. Yalom’un kendi cümleleriyle bitirmek istiyorum:
“Dilerim bu terapi öyküleri, kendi şeytanlarıyla mücadele edenlere cesaret verir.”