·293 syf.····Okunma: 12 Ekim 2025 23:28 hamnet... hamnet... hamnet...
kitabi o kadar cok sevdim ki. hem bir suru sey soylemek istiyorum hem de soyleyecek bir sey bulamiyorum. kitap ustunde dusunmeye calisinca gogsume yerlesmis bir ip yumagi varmis gibi hissediyorum. kalbimi zorlamadigi icin yumusak ama nefes almami da pek kolaylastirmiyor. derin bir nefes almak istiyorum sonra. agnes, agnes'in kocasi, hamnet, judith...
daha baslamadan once bu kitabi sevecegimi biliyordum, ilk on sayfa sonra da kitaba tam puan verecegimi anladim. o kadar kesindi yani. latince ogretmeni ve agnes hakkinda okumayi cok sevecegimi kitabin birkac sayfasini cevirip gecince cok iyi anladim. bir yazar, daha baska ne hakkinda yazmak ister ki zaten, diye dusundum. bundan daha iyi ne olabilir? elinde boyle bir kurgu varken baska ne istesin bir yazar? gunlerce bir yere kapanip bu guzel seyi yazmak disinda ne istesin? tek kelimeyle harika olmus. hic shakespeare okumamis bir insan bile bu kitabi elinden birakamadan okur. onun hayatini hic merak etmeyen de buyuk bir keyifle okur, ki pek de onun hayati degil gibi zaten.
yazar kitabi olabildigince gerceklere dayali yapmaya calistigini soylemis ama kurgu olan kisimlari olsun olmasin, benim acimdan artik her sey gercekten bu sekilde gerceklesti, baska bir alternatifi yok.
betimlemelerin ve sahnelerin guzelligi... karakterlerin davranislarindaki dogallik, iletisim kuruslarindaki gerceklik onlari bir kurgu karakteri olmaktan cikarip kanli canli kisilere donusturmus. benim kadar gercekler artik. gercekte yasamis kisiler hakkinda yazilmis olmasina ragmen bu yazimin buyuk bir basari oldugunu dusunuyorum. cok guzeldi...
latince ogretmeninin babasiyla, ailesiyle, uzun yillar yasadigi aile eviyle olan iliskisi bahsedilen her aninda icimi acitan bir sey oldu. agnes, kocasinin bunaldigini, tukendigini, cok kotu hissettigini anladigi her an, bunlarin neyden kaynaklandigini tahmin ettigi her an ben de ayni seylerle kivranip durdum. onun kotu hissettigi her seyin gogsume surekli batan dikenlerden en onemlileri olmasi bunlari daha sert bastirdi iceriye. boyle bir bunalti, bikmislik, her seyin yitip gitmisligi ve yasayacak tek bir seyin bile kalmamasi... onun icin, vardi tabii. ama nasil buyudugunu biliyordum. agir bir baskiyla, korkuyla, surekli tetikte beklemenin zorluguyla, tek bir gunu bile guzel gecirememenin lanetiyle, surekli bir gun bir seyler basarip uzaklara giderek kurtulmanin hayaliyle yasamanin nasil bir sey oldugunu biliyordum. ve bu hayalin gerceklesememe ihtimalinin ne kadar korkunc oldugunu da. agnes'in kocasinin nasil hissettigiyle ilgili yazilan tek bir paragraf bile icime oturmaya yetiyordu.
bu kitabi cok dogru bir zamanda mi yoksa cok yanlis bir zamanda mi okudum, ben de emin olamadim. ama cok fazla sevdigim bir gercek. bana bir seyler hissettirebildigi icin de mutluyum, genelde yasanmasi zor bir sey cunku. bayagidir boyle bir seyler hissetmemistim o yuzden iyi olup olmadigini da anlayamiyorum. bu hissi sevsem de bende biraktigi etkilerin sonuclarina katlanmak istiyor muyum bilmiyorum. ama her seyin bir bedeli var. bir seyleri sevmenin bile.
belki de uzun suredir bekledigim sey buydu.
bu kitap benim icin ekstra ozel kalacak bu yuzden. fazla ayrintili burada bahsetmedim. belki baska bir yerde kimsenin gormeyecegi bir seyler daha yazarim. 2 yil ertelemenin sonunda okudum bu kitabi ve basimin ucundan ayirmak istemiyorum. hep bir seyler beni bu kitaba surekli cekmisti zaten ama bir turlu elime almamistim, en sonunda artik yeter dedim, ve buradayiz... olasilikta 1'den buyuk bir sayi olabilseydi binlerce puan verirdim, ama bu kosullarda 10/10.