varoluşçu yaklaşım
Puan vermedi·176 syf.··
2025 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 09:16
Spoiler! Bu kitap gerçekten çok etkileyici başladı ilk bölümü ile, bende çeşitli duygular uyandırdı. Örneğin tutsakların kamplarda apati yaşaması gerçekten de çok ilginçti. Önlerinde bir çok insan işkence görürken ve öldürülürken hala yemek yemeye devam etmeleri bu duygusuzluğun bir örneğiydi. Duyguları yok olduğu için cinsellik de yok olmuştu elbetteki ve etkileyici noktalardan bir tanesi de şuydu: ‘Ben asla şu olmadan uyuyamam’ diyenlerin bile tuğlaların üstünde birbirine sokularak uyuması ya da çıt sesi duysa uyanan insanların bile çok fazla horlayan insanlarla dip dibe yatması. Besin yetersizliği ile birlikte Maslow‘un hiyerarşik tablosunda en alt basamak olan temel ihtiyaçların karşılanmamasından ötürü rüyalarına bu besinler girmekte ve biraz olsun tutsakların hormonlarına katkı sağlayabilmekmekte diye düşünüyorum ancak gerçekten çok acı verici, bir parça ekmek ile bütün günü geçebilmeleri imkansız ama ceplerinde bunu insanlardan saklayarak geçirmeleri onları ayakta tutuyor. Tutsaklığın süresinin belirsiz olması da en önemli kaygı sebeplerinden ve deliriyum sebeplerinden bir tanesi olarak anlatılıyor. Tutsaklığın süresi aynı zamanda sınırsız, bu yüzden bir psikolog buna ‘geçici var olma’ demiş ama yazar da bunu sınırı bilinmeyen ‘geçici varoluş’ şeklinde genişletiyor. Frankl bu kamplarda psikolojisini nasıl koruduğunu anlatırken iki önemli durumdan bahsediyor: birincisi karısını düşünerek sadece bu düşünceyle bile tatmin olabildiği ikincisi ise kendini bir kürsüde bu toplama kampının psikolojisini ders olarak anlatırken düşünmesi. Bir diğer dikkat çekici nokta kamptaki opera sanatçısı bir adam rüyasında 30 Mart‘ta serbest bırakılacağını görmüş ama gün 30 Mart olduğunda hayal kırıklığından dolayı b ağışıklığı düşmüş ve bilincini kaybederek 31 Mart‘ta da ölmüş. İnsan hayatın anlamsızlığına düştüğünde bir insan ya da bir işi onu tutundurabiliyor hayata. İkinci kısımda daha çok anlam arayışından yani logo terapiden de bahsedilmektedir anlam arayisi terapilerde de kullanılmaktadır Frankıl’da bu terapilerinden bahsetmektedir trajik üçlüden bahseder ve bunun ilk unsuru ikinci unsuru suçluluk üçüncü unsuru da ölümdür ama iyimserlik ne bunların da üstesinden gelebileceğini söyler birincisi acıyı daha anlamlı hale getirerek daha yararlı bir seviyeye getirmek olduğunu söyler ikincisi Suçluluğu da aynı şekilde Suçluluk değil de bunu kendi tarafımıza çeviren bir şeye dönüştürmek olduğunu söyler üçüncüsü de hayatın geçici olduğunu ve her an değerini bilmemiz gerektiğini belirtir.
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.