Mustafa Kutlu’nun "Uzun Hikaye" kitabını okurken, ilk başta sıradan bir hikaye okuyormuşum gibi hissettim; ama ilerledikçe bu sıradanlığın aslında derin bir yaşam ve insan portresi barındırdığını fark ettim. Kutlu, sade bir dil kullanıyor ama cümlelerin ardında büyük bir anlam ve yoğun bir duygu var. Karakterleri öyle gerçek ki, sanki yanımda yaşıyor, konuşuyor gibi hissettim.
Kitabın en dikkat çeken yönü, anlatıcının bakış açısı ve zamanla karakterlerin iç dünyasını adım adım açması. Özellikle kasaba hayatı ve insanların birbirleriyle olan ilişkileri çok canlı ve samimi bir şekilde aktarılmış. Okurken hem gülümsüyor hem de hüzünleniyorsunuz; bazı yerlerde ise insanın kendi hayatıyla yüzleşmesine neden oluyor. Uzun Hikâye