Puan vermedi·576 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ekim 2025 16:52 PAÇİNKO
Yazar: Min Jin Lee
Herhangi bir konuda başarılı olursan, senden daha kötü iş çıkaran insanlara bedelini ödemen gerekir. Öte yandan, kötü bir iş çıkarırsan, hayat sana beceriksizlik vergisi ödetir...
HERKES BİR BEDEL ÖDER..
♡
Çoğu zaman uzun, derin ve en etkileyici hikayeler sıradan bir cümleyle başlar: "Tarih bizi hayal kırıklığına uğrattı ama önemi yok."
Tıpkı PAÇİNKO 'nun başlangıcı gibi..
Paçinko, Japonya'da ortaya çıkan, arcade oyunu olarak ve daha sıklıkla kumar amaçlı kullanılan mekanik bir makina ve şans oyunları ve bu oyun salonlarına verilen addır. Kitabı okumaya başladığımda bu isim ne alaka diye düşünürken, kitabın yarısından itibaren isminin ve hikâyenin akışı bir anda değişiyor.
Roman, hem Japonya'nın Kore işgali hem de II. Dünya Savaşı'nı kapsayan 1910-1989 yılları arasında geçer. Bu yıllar arasında Kore’den Japonya’ya göç eden bir ailenin yaşam mücadelesini konu alıyor. Hikâyenin merkezinde, küçük bir Kore kasabasında dünyaya gelen Sunja adlı genç bir kadın vardır. Balıkçı olan babası tarafından çok sevilen Sunja, evlerinin yakınında yaşayan bir yabancıya aşık olur. Adamla yaşadığı ilişki sonrası hamile olduğunu öğrenen Sunja, tam da bu sırada sevgilisinin evli olduğunu öğrenir. Zor bir dönemden geçen genç kadın, bu sırada kendisi ile evlenmek isteyen bir adamın teklifini kabul eder. Onun bu kararı, kendisini karmaşık durumların içinde bulmasına neden olur.
"BİR KADININ KADERİ ACI ÇEKMEKTİR.." , cümlesi de bu hikâyenin kısacık bir özeti niteliğinde..
Canım Sunja, tüm zorluklara rağmen ailesi için dimdik duran, sessiz ama güçlü bir kadındır. Isak, inancı ve iyiliğiyle Sunja’nın yaşamına öylesine umut taşır ki, okurken etkilenmemek mümkün değil. Ayrıca yan karakterleri de unutmamak gerekir, onların hikayesi de ayrıca etkiledi beni. Bir de Noa ve Mozasu vardı ki, Japonya’daki ikinci kuşak Korelilerin kimlik çatışmalarını temsil ederler. Biri asimilasyonu seçerken, diğeri “Paçinko” salonları aracılığıyla toplumun kenarında var olmayı kabul eder.
Peki ya sonrası?..
Yazar her karakteryle, dönemin tarihsel gerçekliğini öylesine güzel işlemiş ki, biz okurları da onların acısını, aşkını ve umudunu en derinden ve yürekten hisedderiz.
Çok severek okudum, sizlere de içtenlikle tavsiyemdir