·546 syf.····Okunma: 12 Ekim 2025 00:00 Gaye ve Saye ikiz olarak dünyaya gelmiş; ama Gaye çok güzel, herşeyin en iyisini hak eden, ailesinin göz bebeği olan özel seçkinler kolejinde burslu olarak eğitim alan,başarılı evin biricik kızı
Saye ise; ismi gibi kardeşinin gölgesinde kalan farklıları yüzden ailesinin onun uğursuz olduğunu söyleyip dışlanan hiç sevgi görmeyen evin görünmeyen kızı
Bir tek Gaye kardeşinin yanında yer alan onu seven ona yardım eden kişidir
Saye kardeşi Gaye'nin hayatın da değişen şeyler olduğunu fark eder.
Tesadüfen tanıştığı Aren'in yardımıyla kardeşinin yerine geçerek okuluna gider ve kız kardeşi Gaye'nin zorbalığa maruz kaldığını öğrenir ve kendince intikam aldığını düşünür.
Ama başına daha büyük işler açtığını bilmiyordur.
Seçkin özeni karşısına alır.
YILLAR SONRA...
Saye kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış üniversitesi okumakta ama bir gün Aren'in yeniden çıkıp gelmesiyle kendi yeniden Seçkin Özlen'le karşı karşıya gelir kendi adaletini kendi sağlamak ve ismi gibi gölge de kalarak aileye girer.
Sonunda ölüm olsa bile Saye gittiği yoldan dönmeyecektir.
Yanında yer alan kişiler ve oynadığı oyunlarlar, Saye'nin hayatı nereye doğru gidecek. Bu intikam oyununda kim galip gelecektir.?
Bir insan intikam uğruna ne kadar ileri gidebilir?
Bir kalp, sevdiklerini koruma adına ne kadar karanlığa batabilir?
Genç kurgu tarzında yazılan öncesinden lise zamanını anlatan daha sonra ise olayların akışı başka yöne gittiği bir kitap.
Arkadaşlıkların sınandığı, aile bağlarının kopma noktasına geldiği; dostluk, akran zorbalığı ve sosyal medya ile örülü bir hikâyeydi bu.
Saye'nin ailesi için böyle aile olmaz olsun diye düşünmekten kendimi alamadım.
Saye’nin hikayesi aslında sadece bir intikam hikayesi değil.
Bir kızın kardeşi için neleri göze alabileceğini, insanın içinde saklı duran karanlığın nasıl yavaş yavaş büyüdüğünü anlatıyor.
Başta sadece bir zorbalık gibi görünen olayların, zamanla nasıl dönüşebileceğini görmek beni çok etkiledi.
Sayfalar ilerledikçe hem öfkeyi hem acıyı aynı anda hissediyorsun.
Okudukça daha neler olacak diye sayfaları çevirdikçe bambaşka sırlar ortaya çıkıyordu.
Biraz fazla uzatılmış, bazı yerler de tekrara düşmüş yine alıcı dili ve merak duygusu ön planda olduğu için kendinizi okumaktan alıkoyamıyorsunuz.
Öyle bir-iki günde okuyup bitireyim diyebileceğiniz bir kitap değil; hem sayfa sayısı açısından hem de kurgusuyla, vermek istediği derin alt mesajlarla bundan çok daha fazlasını sunuyor.
Ve en çok da şu soruda takılıyorsun:
“Bir insan sevdikleri için nerede durmalı? Ya da durabilir mi?”