Malma İstasyonu – Sessizliğin İçinde Yankılanan Hatıralar
Bazı kitaplar vardır, ilk sayfasını açtığın anda sanki bir trenin penceresinden geçmişine bakarsın. Dışarıda manzara akıp gider ama senin gözlerin hep aynı noktaya takılır ,gitmek ile kalmak arasında sıkışmış bir anıya. Malma İstasyonu tam da böyle bir kitap.
Alex Schulman, bu romanda insanın en derin yerlerine işleyen bir sessizliği anlatıyor. Kelimeler fısıltı gibi, duygular ince bir sis gibi yayılıyor sayfalara. Hikâye, yüzeyde üç kuşağın kesişen hayatlarını anlatsa da aslında bir suskunluk mirasının öyküsü. Söylenememiş cümlelerin, bastırılmış sevgilerin, eksik kalan sarılmaların romanı.
Kitap boyunca o istasyon bir simgeye dönüşüyor ; beklemenin, kaçamamanın, yüzleşmenin simgesi. Her karakterin içinde bir istasyon var: gidilemeyen bir yer, söylenemeyen bir söz, yarım kalmış bir vedâ.
Ve Schulman bunu öyle bir dille anlatıyor ki, bazen bir cümleye sığan o sükûnet, bir sayfalık çığlıktan daha fazla yankı bırakıyor.
Malma İstasyonu, bana şunu hatırlattı:
İnsan geçmişinden kaçtığını sanırken aslında hep oraya döner. Çünkü bazı anılar gitmez, sadece şekil değiştirir.
Bir trenin raylara değdiğinde çıkardığı o metalik ses gibi… Soğuk ama tanıdık, uzak ama yankısı hep kalpte.
Okurken en çok şunu hissettim — bazı ailelerde sessizlik, kuşaktan kuşağa aktarılan bir dil gibidir.
Birinin suskunluğu, bir başkasının yarası olur.
Birinin sevgisizliği, diğerinin kimliğini şekillendirir.
Ama belki de yüzleşmenin tek yolu, o sessizliğin ortasında konuşmayı öğrenmektir.
Schulman’ın cümleleri sade ama yakıcı. Her satırda sanki kendi içindeki istasyonda bir tren bekliyorsun , gelmeyecek birini, affedilmeyecek bir geçmişi, söylenmeyecek bir “özür”ü. Ama yine de bekliyorsun. Çünkü beklemek, bazen sevmenin başka bir hâlidir.
Kitabın sonunda hiçbir şey tam olarak çözülmüyor belki ama hayat da öyle değil mi zaten?
Bazı hikâyeler bitmez; sadece durur.
Tıpkı bir trenin Malma İstasyonu’nda bir süreliğine soluklanması gibi.
Ve ben bu kitabı okurken şunu anladım:
“Bazı insanlar seni sevmeyi bilmiyor olabilir… ama bu, senin sevilmeye değmediğin anlamına gelmez.”
“Malma İstasyonu”, sessizliğin diliyle yazılmış bir roman. Ama bazı sessizlikler, binlerce kelimeden daha çok şey söyler. Malma İstasyonuAlex Schulman