·120 syf.····Okunma: 13 Ekim 2025 23:27 #delice #nilüferaçıkalın
Merhaba herkese, size kısacık ama anlamlı bir kitap ile geldim. Yazarın daha önce "Bıçak Sırtı" ve "Karanlıkta Çok Güzelim" kitaplarını okumuş ve özellikle anlatımını beğenmiştim. Bu kitap da konusuyla beni merak ettirdi. Okumalıyım dedim. Kısa kısa bölümleri ama meraklandıran hikayesiyle hızlıca okuyacağınız bir kitap. Zaten spooky kapağı da ayrı ilgi çekici.
Bu kitapta bir tımarhaneye gidiyoruz. Bir eşini kaybetmiş bir kuşun gözünden hastaları takip ediyoruz. Düşünen adam heykelinin önünde oturup Allah'a yalvaran şair Çakır, oda arkadaşı, her şeyi boyayan desenler çizen ressam Eidip. Bir gün hastaneye kendisini derin bir şekilde yaralamış bir kadın geliyor ama hiçbir şey konuşup anlatamıyor. Çakır, bir yandan oda arkadaşıyla ilgilenip bir yandan da bu kadını merak etmeye başlıyor. Hemşireyle yaptığı anlaşma dolayısıyla kadının tekerlekli sandalyesini itme işini devralıyor. Çakır deli ama kıdemli deli, herkes tarafından kanıksanmış. Kadın bir gün ona açılmaya karar veriyor. Tabii kuşun da Çakır'a olan derin sevgisini de okuyoruz. "Ne okuyorum ben?" derken sarsıcı ve dehşet bir son karşıladı beni.
Anlatırsam deli ederim anlatırsam dilirdi derler delirdiklerinden anlayamazlar. asıl delinin kim olduğunu deliren, ben değilim, onlar
Yükseklik korkusuna benzer kan kokusu. Bilirim. Çeker adamı, içine çeker.
Özlemek insana ölümü beklediğini hatırlatıyor ve insanı ölüme yaklaştırıyor.
boş bir kefen gibiyim ben kasıklarımda bir sancı var ki sorma gitsin allahım allahım ben ne yaptım? neden kestim allah'ım ben erkekliğim neden kestim?
Dur geçme zaman çok güzelsin dur. Geçme zaman.