Tesadüf eseri tanıştığım bir kitap beni kendine nasıl çeker bu kitapta onu yaşadım.
Chuck Palahniuk’in okuduğum ilk kitabı lakin son kitabı olmayacak. Tam da dikkatimin dağıldığı bir dönemde anlatım tarzı sayesinde beni kendine çekti. Müthiş bir kitap!!!
Özellikle ‘yeraltı edebiyatı’ okurları için vazgeçilmez bir eser :)
Ninni kelimesi sizin için ne ifade eder? İnsanlar farklı farklı tanımlar yapsada ortaya masum masum ifadeler gelebilir diye düşünüyorum ben. Fakat bu kitapta ‘ninni’ bambaşka bir boyut kazanmış.
Gazeteci Carl Streator, bebek ölümlerini araştırırken hayatının en karanlık gerçeğiyle yüzleşir:
Bir “ölüm ninnisi”.
Bu ninniyi okuyan ya da sadece düşünen kişi, hedef aldığı canı saniyeler içinde öldürebilir.
Başta bunun sadece bir araştırma konusu olduğunu sanan Carl, zamanla fark eder ki asıl tehlike ninnide değil, kendi zihnindedir.
O ninniyi ezberler, unutmaya çalışır, ama zihni bir hapishaneye dönüşür. Çünkü artık ölüm, onun düşüncelerinde yaşar.
Bu hikâye bize aslında, insanın kelimelerle ve düşüncelerle kendini nasıl zehirleyebileceğini anlatıyor.
Carl, kelimeleriyle dünyayı öldürürken, aslında en çok kendini yok eder.
Belki de Palahniuk burada şunu fısıldıyor:
“Kimi zaman en büyük gürültü, susturamadığımız düşüncelerdir.”
En güzel izlenimlerimi bitirdim ve tavsiye edilir bir kitap :)
Keyifli okumalar:)