Kitapta Vandyck, Jeff ve Terry adlı üç erkek kaşif, efsane gibi anlatılan, sadece kadınlardan oluşan bir ülkeyi bulmak için yola çıkıyorlar. Oraya vardıklarında ise tamamen kadınlardan oluşan, barışçıl, düzenli ve doğayla uyumlu bir toplumla karşılaşıyorlar. Bu toplumda erkek yok, savaş yok, hiyerarşi yok; çocuklar ortaklaşa yetiştiriliyor, herkes topluma katkı sağlıyor.
Ve tabii üç erkek bu dünyayı kendi önyargılarıyla değerlendiriyor. Terry kadınları “fethedilmesi gereken” olarak görürken, Jeff romantik ve idealist biri olarak kadınları kutsal varlıklar gibi hayal ediyor. Vandyck ise daha objektif, gözlemci bir karakter olduğu için olaylara hep bilimsel açılardan bakıyor. Aslında bu farklı bakış açıları ile yazar bize kadınlara yönelik ataerkil bakış açılarını da göstermek istiyor. Bu erkekler ile kadınların maceralarına tanık olmak çok heyecan vericiydi.
Kitapta kadınların yaşadığı bu ülkenin eğitimini, sağlık imkanlarını, dini inancını, kutlamalarını, anneliklerini okurken yaşadığınız dünya ile ilgili birçok şeyi de sorgulamaya başlayacaksınız. Kısa ama etkili bir kitaptı. Tavsiyedir. Keyifli okumalar.