Aytmatov’un ilk çıkışını yaptığı, onu dünya edebiyatına tanıtan eser Cemile.
II. Dünya Savaşı yıllarında geçen kısa bir hikaye. Yine bir Aytmatov kitabı ve yine kendimi bozkırın ortasındaymışım gibi hissedişim…
Kocası savaşta olan Cemile, kendisiyle çok mücadele etmesine rağmen bir başkasını sever
ve dönemin, toplumun tüm koşullarına rağmen her şeyi arkasında bırakıp gitmeyi seçer.
Aytmatov bu hikayede fazla detaya girmiyor.
Her şey, Cemile’nin ‘kiçine balam’ diye seslendiği, kocasının erkek kardeşi olan bir çocuğun ağzından anlatılıyor.
O çocuğun gözünde bu yaşananlarda ne bir suç var ne de bir yargı… Daha çok bir sevgi, bir anlayış, hatta bir hayranlık hissediliyor.
Aytmatov’un diğer kitaplarındaki derinlik olmasa da, yalın ama etkileyici bir hikaye.