#kitapyorumu Sessiz
Başarılı bir avukat olan Lâl, bir taciz davasını üstlendiğinde hayatının yönü tamamen değişiyor. Dava ilerledikçe karşısına çıkan her detay, onu kendi geçmişinin karanlık koridorlarına götürüyor. O sustukça anılar konuşuyor; o kaçtıkça geçmişin gölgeleri yakasına yapışıyor.
Unuttuğunu sandığı, yıllar önce kalbinde gömdüğü her şey birer birer yüzeye çıkıyor. Çünkü bazı sessizlikler sadece dışarıya değil, insanın içine de hapsolur…
Refika Ayşegül Uzun’un kalemi öylesine sade, öylesine içe işleyen bir dille yazılmış ki; okurken Lâl’in duygularını değil, kendi sessizliklerini duyuyorsun.
Bir kolye, bir koku, bir bakış… her biri birer hatırlatma gibi. Romanın her sayfası, “unutulan hiçbir şey aslında tamamen unutulmaz” gerçeğini hatırlatıyor.
Sessizlik bu kitapta bir sığınak da oluyor, bir ağıt da. Kadın olmanın, susmanın, hatırlamanın ve iyileşmenin ne kadar karmaşık olduğunu en sade haliyle anlatıyor.
Sessiz, yargı salonlarının soğuk duvarları arasında başlayan bir davadan çok daha fazlası.
Bir kadının kendini bulma, geçmişiyle yüzleşme ve içindeki sesi yeniden duyma hikayesi.
Bazı kitaplar kapandığında biter… ama Sessiz bitmiyor. İçinde yankılanmaya devam ediyor.
Bu kitabı mutlaka okuma listenize ekleyin; çünkü bazen en derin cevaplar, sessizlikte saklıdır.
@aysgl_uzn
@dogansolibri
Alican
@camkiz_zey
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202582 okunma