#KitapYorum
#Sessiz
#RefikaAyşegülUzun
#DoğanSolibriYayınları
#Roman
#272Sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Doğan Solibri Yayınları'ndan çıkan, Refika Ayşegül Uzun'a ait, "SESSİZ" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım.
Tüm kızkardeşlerime... diyerek başlıyor roman. Bu ithaf toplumsal ve bireysel bir konun, bir mesajın, özellikle kadınların cephesinden bakıldığında bir susturuluşun, çoğunda kendi isteğiyle susuşun, belki de savunma mekanizmasının itişine itaatin, bir kimlik gizleyişin, mecbur bırakılan sırların, kapatılmaya çalışılan bir yararanın, sessiz atılan adımların, kırılan yok sayılan, bilinen ama gizlenenlerin çığlıklarına hitap edilişini hatırlattı. Henüz konudan bile habersizken.
"SESSİZ", ismiyle tezat oluşturacak kadar gürültülü gerçekleri anlatan bir "yüzleşme" romanı. Bu coğrafyada kadınlar olarak en başta susmayı öğreniyoruz belki de. En yakınlarımızla bile paylaşamadığımız sırlarımız, travmalarımız var. Yaşadığımız bireysel ve toplumsal baskının bir sonucu sessizlik. Kadın suskun kalmazsa hayatta kalmayacağını, ayıplanacağını, dışlanacağını, ötekileştirileceğini, eziyet göreceğini, ezilmeye maruz kalacağını düşünüyor. Kendini kurtarma çabası, düzende var olma telaşı, zulme uğramamak için yapılan her türlü hamleye tevessül... Akabinde belki de biraz daha batış. Okudukça kendimle sanki yeniden tanıştım. Meğer benim de içimde kalan, saklı tuttuğum, duyulmasın diye kalbime mühürlediğim, başkalarına göre çokta önemli bulunmayan, aynadaki çizikler kadar, derinliği kendime münhasır, ruhumu nezle eden kokular varmış. Soğuk gelmiş, çoğu üşütmüş, bedenim kendince bariyerler oluşturmuş. Sessizliği bir zırh gibi giyinmiş aklım. En çok rüyalarım etkilenmiş. Sanki o rüyalar gerçek olacak!.. Hatırlamamaya çalışmak, dile getirmemek, yok saymak, düşünmemek.