Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
2 Temmuz 2025
Yayınevi:
Doğan Solibri Yayınları
ISBN:
9786258474855
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 544. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 00:00
"SESSİZ" "Unutmak... Bu kez tamamen unutmak... Hatırlamamak için unutmak... Belki de hiç unutmuyordur insan, sadece hatırlamıyordur." Görünürde her şeyi yolunda olan insanların içinde, kimsenin duymadığı ne çığlıklar saklıdır? Lâl, tam da bu sorunun cevabını bedel ödeyerek öğrenecek bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Galatasaray Lisesi mezunu, üniversite birincisi ve Varlı Holding'in en genç başarılı avukatı... Dışarıdan bakıldığında örnek bir hayat. Ta ki, bir sabah ofise düşen o haberle her şey altüst olana kadar... Bazı romanlar yalnızca bir hikâye anlatmaz; insanın en karanlık, en sessiz, en derin yerlerine iner. Bu roman da onlardan biri. Başarılı bir avukat olan Lâl’in, bir taciz davasıyla başlayan mücadelesi zamanla sadece bir adalet arayışına değil, kendi geçmişiyle yüzleştiği bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Lâl'in kariyerindeki en büyük destekçisi olan Haluk Varlı hakkındaki cinsel saldırı iddiası, onun için sadece mesleki bir kriz değil, aynı zamanda inançlarının çöküşü. Çünkü Haluk Varlı, Lâl'in gözünde güvenilir bir iş insanından öte, âdeta bir baba figürü. İlk tepkisi inanmamak, savunmak. Ta ki gazeteci Burak'ın ortaya çıkıp, "Bu dava sadece bir iş meselesi değil" diyene kadar... Romanın en çarpıcı yanı, şimdiki zamanın gerçekleriyle geçmişin anılarının iç içe geçmesi. Lâl'in boynundan hiç çıkarmadığı kırmızı taşlı kolye sadece bir takı değil; geçmişe açılan unutulmuş bir kapının anahtarı. Nane kokusu, bir çift gözlük... Her detay, Lâl'in bastırdığı çocukluk anılarına işaret eden ipuçları. Yazar, hafızanın nasıl çalıştığını o kadar güzel anlatmış ki, bizler kendimizi Lâl'le birlikte bir hafıza labirentinde buluyoruz. Lâl’in iç dünyasına çekiliyor ve onun hafızasının labirentlerinde bir yolculuğa çıkarıyoruz. Lâl, bir yandan adaletin peşinde koşarken,
Edebiyat
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
Sessiz
Puan vermedi
Kitapta ilk olarak Lal ile tanışıyoruz. Lal başarılı eğitim hayatı sonunda büyük bir holdingde başarılı bir avukat olarak işe başlıyor. Bu holdingde ve hayatındaki zorlu süreçlerde ona en yakın olan ,destek olan isim Haluk'dur. Lal'ın gözünde onun degeri bambaşkadır. Sadece Lal'ın gözünde değil çevresinde de Haluk saygı gören,sevilen bir karakterdir. Lal karşısına düşen bir taciz davasıyla hayatının belki de tüm doğrularını bir anda kaybedecektir. Bu taciz davası sadece bir dava süreci olarak kalmayacak bizi Lal'in geçmişine sürükleyecek onun yaşadığı travmaları bize hissettirecek. Bu satırları okurken sadece kitaptaki karakterlerin sızılarını değil bizim kendi dünyamızdan , çevremizden atılan sessiz çığlıklar ilede acıda olsa tekrardan yüzleştirecek. Sessizlik en derin acıların, en büyük çığlığı olabiliyor belki de. Uzun zamandır bu kadar etkisinde kaldığım bir eser okumamıştım diyebilirim. Yazarın farkındalık yaratan kalemine hayran kaldım. Ve daha nice eserler sunmasını istiyorum biz okurlara. Kaliteli kalemler ile buluşmak biz okurlar için büyük şans. İyiki okudum dediğim kitaplığımın kıymetli eserlerinden biri olarak kesinlikle tavsiyemdir. Sessiz Refika Ayşegül Uzun
Hayat
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
9/10
·272 syf.··
2026 12. kitabı
Lal, başarıyla örülmüş bir hayatın içinde, görünürde her şeyi yoluna koymuş güçlü bir kadın. üniversiteyi birincilikle bitirmiş, Varlı Holding'in en genç ve en başarılı avukatıdır. Lal dedesinin yadigarı kırmızı taşlı kolyeyi boynundan hiç çıkarmaz. Sanki daha sonra olacaklar içine doğmuş gibi. Sessiz kitabı biz kadınların okuması için çok da kolay olmayan türden bir kitap . Biraz tetikleyici biraz hüzün dolu ve çokça yıpratıcı. Her şey ofise gelen bir taciz haberiyle başlıyor. Asistan Banu, patronu Haluk Varlı hakkında cinsel saldırı suçlamasında bulunmuştur. Lal, bu iddiayı gördüğünde şok geçirmişti Haluk Varlı, onun için güvenin, dürüstlüğün ve sağduyunun kendisiydi. Ama gazeteci Burak'ın ortaya çıkışıyla hikayenin gerçekleri değişir. Burak, elinde bazı bilgilerle Lal'in karşısına çıkar ve ona bu davanın sadece bir iş meselesi değil, daha büyük bir gerçeğin başka yüzü olduğunu söyler ona bu durumdan uzak kalmasını ister. Üstelik Banu'yla görüşmüş, onun anlattıklarına inanmıştır. Lal'in içinde bir ses hala Haluk'un suçsuz olduğunu söylerken, diğer bir ses geçmişin gölgesi gibi zihninde yankılanır. Nane kokusu, kaybolan bir kolye, bir çift gözlük...Her biri Lal'in bastırdığı çocukluğuna ait izlerdir. Kitabın ismide tamda buradan gelir. Lal’in sessizliği….. Sessiz, yargı salonlarının soğuk duvarları arasında başlayan bir davadan çok daha fazlası. Bir kadının kendini bulma, geçmişiyle yüzleşme ve içindeki sesi yeniden duyma hikayesi. ————————— “Belki de hiç unutmuyordur insan, sadece hatırlamıyordur...” “Bir yerin ağrıdığında güzel bir yer düşün torunum, orada yaptıklarını düşün." “Malum ismin, kolyen, rujun ve sen. Kırmızı senin rengin."
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
9/10
·272 syf.··
2025 92. kitabı
Dedesi Lâl'in omzuna eline atmış, gülümsüyordu. Kolyeyi verdiğinde gülümsemenin aynısı. Bıyıkları ardından ve gözleri dolu dolu lal taşı sevginin şefkatin masumiyetin sembolüdür bu kolye sana mutluluk getirsin isminle yaşa torunum deyip bırakmıştı lalin avcuna kolyeyi Kolyenin parlaklığını büyülenmişti lal avcuna düşen kırmızı bir su damlası gibi gelmişti ona. #sayfakırk @aysgl_uzn . Geceden kalan uyku borcunu ödediğini mutlu şekilde uyandı akşam vakti yataktan çıkası da yok adliyedeki kuşturmaca bittiğinde bunun hayalini kuruyordu zaten #sayfaseksenaltı . Rafika Ayşegül Uzun 1987 Ankara doğumludur. Bilkent Üniversitesi Endüstri Muhendisliği'nden mezun olduktan sonra Bahçesehir Üniversitesi Pazarlama alaninda yüksek lisans yapmıştır. . Boş boş yürüyor sokakta. "Mektubu yazan sen miydin?" diye soramadı Sevdaya. "Benim gitmek gerek" deyip kaçarcasına uzaklaştı kızın yanından. Solunda Varlı Holding. Önünde durdu öylece. Bakıyor. Sadece bakıyor. #sayfayuzdoksan . Ela'ya açılan dava ile başlayan romanımız bizi içine alıyor ve davanın neden açıldığını sorgulaması ile gelişmeler dahada gelişir. Varlı Holding'e kadar uzar. . Ela'nın ruhunun dinliyoruz. Bazen üzülüyor bazen düşünüyoruz. Bazen de sorguluyoruz. . Bu romanı bir sürü kitap okurla beraber okuduk . Teşekkürlerimizle @camkiz_zey Alican Doğan Solibri
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 191. kitabı
S essiz Hatırlamamak için unutmak… Mümkün mü? Bugün günlerden sessizlik. Kanayan yaramız cinsel istismar… Çok beğenerek ve derinden etkilenerek okuduğum bir romandı.  Yazarın dili sade ama bir o kadar da etkileyici, anlatımı akıcı ve samimi. Karakterin iç dünyasını betimlerken, bedenin ve gözlerin söyleyemediklerini sessiz davranışların sözcüklere dönüştüremediği duyguları okuyucuya hissettirmeyi başarmış. Mekân tasvirlerini abartıya kaçmadan, doğallığıyla aktarmış.Bu da kitabı, zihninde yaşanır hâle getiriyor. Olay örgüsü ve bölüm geçişleriyle kitabın bütünlüğü başarıyla korunmuş. Karakterine yaşattığı geri dönüşleri, hatırlamaları ve anlık bilinç akışlarını ustalıkla işlemiş. Her satırda sustuklarımızı, söyleyemediklerimizi hatırlatıyor. Romanın sessizliği aslında hepimizin sessizliği... Kalabalıklar içinde duyduğumuz o derin suskunluk hali. Yazar; travmayı, aile ilişkilerini, toplumsal baskıyı, unutulmuş anıları ve bastırılmış duyguları sessizlikten yükselen bir çığlığa dönüştürmüş. Kadınların travma sonrasında maruz kaldıkları ve gündelik hayatın akışında yaşadıkları zorlukları, satır aralarına serpiştirdiği ince iletilerle vurgularken, eleştirel yaklaşımını da oldukça başarılı buldum. Yalnızca tek bir şey eksikti. Kitabın sonunda davanın akıbetini görmek isterdim. Ama belki de yazar haklıydı, çünkü hiçbir sonuç bizleri tatmin etmeyecekti. Biz kadınlar, her defasında “suçlu” ilan ediliyoruz. Karşı tarafı tahrik etmiş oluyoruz, öyle değil mi?.. Birbirini çok seven bir çiftin tek kızı Lâl, başarılı bir avukattır. Uzun yıllardır ünlü iş insanı Haluk Varlı’nın avukatlığını yapmaktadır. Ancak Haluk Varlı hakkında açılan taciz davası, Lâl’i derinden sarsar. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağına inanır  koşulsuz şartsız güvenmiştir ona. Üstelik uzun yıllardır birlikte
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
Puan vermedi
Bugün size Refika Ayşegül Uzun’un Sessiz adlı kitabından bahsetmek istiyorum.. Lâl genç ve başarılı bir avukat.Hayatı düzenli, sessiz, kontrol altında.Ama o sessizliğin altında yıllardır bastırılmış bir geçmiş yatıyor. Bir gün eline Haluk Varlı isimli tanınmış bir iş insanının davası geçiyor. İlk başta sıradan bir dava gibi görünüyor ama sayfalar ilerledikçe bu dosya Lâl’in geçmişiyle kesişiyor. Çocukluğunda yaşadığı unuttuğunu sandığı bazı şeyler yeniden su yüzüne çıkıyor.Lâl artık sadece bir avukat değil kendi davasının da tanığı oluyor.Gerçekle yüzleşmek, hatırlamak, affetmek…Hepsi onun sessizliğinin içinde gizli. Tam da bu dönemde Burak giriyor hayatına. Lâl’in sessizliğini fark eden onu anlamaya çalışan bir adam.Ama bazı yaralar konuşulmadıkça kapanmıyor.Burak’la kurduğu bağ Lâl’in kendini ilk kez duymasına vesile oluyor.Sessizliği artık bir savunma değil bir başlangıca dönüşüyor... Bazen insan en çok sustuğu yerde kendini duyar. Sizce..... Gerçeklerle yüzleşmek mi daha zor yoksa onlardan kaçmak mı
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 114. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 20:41
Herkese merhabalar, bugün sizlerle şahane bir romanla geldim. Susturulmuş sesleri, bastırılmış acıları ve görünmeyen yaraları okuyacağınız bir kitap desem... İsmiyle bile insanın içine dokunan, okudukça yankısı büyüyen bir kitap. Lâl, dışarıdan bakıldığında başarılarla dolu bir hayat sürüyor: Galatasaray Lisesi mezunu, üniversite birincisi, büyük bir holdingin gözde avukatı… Her şey mükemmel görünüyor, ta ki odanın ortasındaki fili fark edene kadar. Evet, o “fil sendromu” denilen şey tam da burada karşımıza çıkıyor. Lâl’in hayatında da uzun süredir o fil vardı aslında — odayı daraltan, nefesini kesen, ama adı konulmayan bir gerçek. Bir taciz davası geliyor eline, müvekkili yıllardır baba gibi gördüğü Haluk Varlı. Ve işte o an, o fil artık saklanamıyor. Lâl’in mesleki inancı, geçmişi, hatta kendine olan güveni bir bir sarsılıyor. Gerçeği ararken, aslında kendi sessizliğini duyuyor. Zira bazen en büyük sessizlik, insanın kendi içinden gelir. Roman boyunca Lâl’in iç çatışmalarına, bastırılmış anılarına, korkularına tanık oluyoruz. Bir kırmızı taşlı kolye, bir nane kokusu, bir çift gözlük… Hepsi unutulmuş bir geçmişin sessiz tanıkları. Yazar, travmayı öyle duyarlı bir dille anlatmış ki, hiçbir sahne sizi sömürmüyor — aksine insanın içini sızlatan bir empatiyle sarıyor. Okurken bir yandan öfkelendim, bir yandan tıpkı kitabın ismi gibi sessiz kaldım. Özellikle yaşadığımız coğrafya göz önüne alınırsa, bu hikâye sadece Lâl’in değil; sesini duyuramayan, inanılmayan, susturulan tüm kadınların hikâyesi. Sessizlik bazen sığınak sanılır, oysa çoğu zaman teslimiyetin adıdır. Gelgelelim bazen, birinin o fili de o odadan çıkarması gerekir. Ve Lâl bunu yapıyor. Kırılgan ama cesur bir kadın olarak kendi sessizliğini yırtıyor, kendi hakikatini buluyor. Ben kitabı bitirdiğimde uzun
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
10/10
·272 syf.··
2026 13. kitabı
"İnsan hiçbir şeyi unutmaz, sadece hatırlamaz" mottosuyla yola çıkan bu roman; başarılı bir avukatın, üstlendiği bir taciz davası üzerinden kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmesini sarsıcı bir dille anlatıyor. Bastırılmış çocukluk anılarının, bedene kazınmış izlerin ve susturulmuş hikâyelerin izini süren eser, sadece bir hukuk mücadelesi değil, aynı zamanda derin bir psikolojik hesaplaşma vaat ediyor. Eğer geçmişin gölgeleriyle yüzleşen, merak uyandırıcı ve duygusal yükü ağır kurguları seviyorsanız bu sürükleyici hikâyeyi mutlaka okumalısınız.
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 09:56
#kitapyorumu Sessiz Başarılı bir avukat olan Lâl, bir taciz davasını üstlendiğinde hayatının yönü tamamen değişiyor. Dava ilerledikçe karşısına çıkan her detay, onu kendi geçmişinin karanlık koridorlarına götürüyor. O sustukça anılar konuşuyor; o kaçtıkça geçmişin gölgeleri yakasına yapışıyor. Unuttuğunu sandığı, yıllar önce kalbinde gömdüğü her şey birer birer yüzeye çıkıyor. Çünkü bazı sessizlikler sadece dışarıya değil, insanın içine de hapsolur… Refika Ayşegül Uzun’un kalemi öylesine sade, öylesine içe işleyen bir dille yazılmış ki; okurken Lâl’in duygularını değil, kendi sessizliklerini duyuyorsun. Bir kolye, bir koku, bir bakış… her biri birer hatırlatma gibi. Romanın her sayfası, “unutulan hiçbir şey aslında tamamen unutulmaz” gerçeğini hatırlatıyor. Sessizlik bu kitapta bir sığınak da oluyor, bir ağıt da. Kadın olmanın, susmanın, hatırlamanın ve iyileşmenin ne kadar karmaşık olduğunu en sade haliyle anlatıyor. Sessiz, yargı salonlarının soğuk duvarları arasında başlayan bir davadan çok daha fazlası. Bir kadının kendini bulma, geçmişiyle yüzleşme ve içindeki sesi yeniden duyma hikayesi. Bazı kitaplar kapandığında biter… ama Sessiz bitmiyor. İçinde yankılanmaya devam ediyor. Bu kitabı mutlaka okuma listenize ekleyin; çünkü bazen en derin cevaplar, sessizlikte saklıdır. @aysgl_uzn @dogansolibri Alican @camkiz_zey
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 22:16
#KitapYorum #Sessiz #RefikaAyşegülUzun #DoğanSolibriYayınları #Roman #272Sayfa Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Doğan Solibri Yayınları'ndan çıkan, Refika Ayşegül Uzun'a ait, "SESSİZ" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Tüm kızkardeşlerime... diyerek başlıyor roman. Bu ithaf toplumsal ve bireysel bir konun, bir mesajın, özellikle kadınların cephesinden bakıldığında bir susturuluşun, çoğunda kendi isteğiyle susuşun, belki de savunma mekanizmasının itişine itaatin, bir kimlik gizleyişin, mecbur bırakılan sırların, kapatılmaya çalışılan bir yararanın, sessiz atılan adımların, kırılan yok sayılan, bilinen ama gizlenenlerin çığlıklarına hitap edilişini hatırlattı. Henüz konudan bile habersizken. "SESSİZ", ismiyle tezat oluşturacak kadar gürültülü gerçekleri anlatan bir "yüzleşme" romanı. Bu coğrafyada kadınlar olarak en başta susmayı öğreniyoruz belki de. En yakınlarımızla bile paylaşamadığımız sırlarımız, travmalarımız var. Yaşadığımız bireysel ve toplumsal baskının bir sonucu sessizlik. Kadın suskun kalmazsa hayatta kalmayacağını, ayıplanacağını, dışlanacağını, ötekileştirileceğini, eziyet göreceğini, ezilmeye maruz kalacağını düşünüyor. Kendini kurtarma çabası, düzende var olma telaşı, zulme uğramamak için yapılan her türlü hamleye tevessül... Akabinde belki de biraz daha batış. Okudukça kendimle sanki yeniden tanıştım. Meğer benim de içimde kalan, saklı tuttuğum, duyulmasın diye kalbime mühürlediğim, başkalarına göre çokta önemli bulunmayan, aynadaki çizikler kadar, derinliği kendime münhasır, ruhumu nezle eden kokular varmış. Soğuk gelmiş, çoğu üşütmüş, bedenim kendince bariyerler oluşturmuş. Sessizliği bir zırh gibi giyinmiş aklım. En çok rüyalarım etkilenmiş. Sanki o rüyalar gerçek olacak!.. Hatırlamamaya çalışmak, dile getirmemek, yok saymak, düşünmemek.
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202583 okunma