Beyaz Geceler’i okurken saf sevgi ve yalnızlık duygularıyla derin bir özdeşim kurdum. Kendimi romanın hikayesiyle özdeşleştirdiğimi hissettim. Dostoyevski’nin karakteri üzerinden anlattığı duygular, bana çok tanıdık geldi. Onun yaşadığı içsel gelgitler, hayal kırıklıkları ve umutları, kendi duygularımla bir noktada kesişti. Duygularım derinden etkilendi diyebilirim. “Mutsuz olduğumuz zaman başkalarının mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz; böyle zamanlarda duygularımız parçalanmaz, yoğunlaşır.” sözü ise bu hissi en iyi anlatan satırlardan biri oldu.