10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 09:10
Puslu Kıtalar Atlası kitabına başladığımda bu kadar derin mesajları olan, felsefi düşüncelerle dolu ve belirsizliğin açık açık yüreğinize kadar işlendiği bir dünyaya dalacağımı bilmiyordum. Yazarın yaratıcılığı, tüm olay örgüsünün iç içe geçmiş olması öyle büyüledi ki beni kitabı tam olarak anlamış olmamama rağmen çok sevdim. Muazzam bir kitap olmuş. Kitapta çok iç içe geçen ve felsefi düşünceler yatıyordu. Hepsini anlamakta zorlandım diyebilirim. Bu nedenle ikinci defa okumayı düşünüyorum ama ne zaman, orasını bilemem. Kitabın bahsettiği düş ve gerçeklik sınırları o kadar birbirine geçmişti ki hangisinin gerçek hangisinin düş olduğu muğlaktı. Yaratmanın aslında hiçlikten meydana geldiğini, boşluğun ikiye ayrıldığını, ve hiçlikten meydana gelen bir evrende insan olarak hiçliği kendimizde taşıdığımızı, onu şekillendirebileceğimizi anlatıyor. "Düşünüyorum öyleyse varım, ama kimim" ve "Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum." düşünceleri kitabın kafa karıştırıcı ana mesajlarından biri. Düş mü gerçek mi? Peşinde olduğumuz şey boşluk mu? Çoğu şey gerçekten benim açımdan anlaşılması zordu. Ama üzerine düşüne düşüne okudum ve bu bana iyi geldi. Bir sonuca varamasam da gerçekten iyi hissettirdi.
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
·
218 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
güzel bir paylaşım olmuş, kaleminize sağlık.