Beyoğlu'nun Çalkaladığı Ruh
10/10
·90 syf.··
2025 277. kitabı
Beyoğlu’nun damarlarını kesip, akan kandan tablo yapıyor bize Metin Kaçan. Mitoloji de, tasavvuf da, sanat çevresi de koparamamış onu vatanından. Orada yaşanan her şey kaderdir; Meto itiraz etmez, kabullenir. Arabasıyla, beyazıyla, aşkıyla, biçimiyle oraya aittir. Çıkmak da istemez zaten çünkü mekân da bir kaderdir. Beyoğlu da bonkör davranır müridine; ona kimsenin erişemediği bir şairlik bağışlar. Ne okumayla erişilir o mertebeye, ne eğitimle. Bin yılda bir yapılan bir anlaşmadır Meto’nun Beyoğlu’yla yaptığı. Karanlığın içinde ışık göstermez yazar, yoktur da zaten. O bize ışığı değil, karanlığa bakmayı öğretir. Beyoğlu, yazarın hem cehennemi hem tekkesidir. Aşkı tatmak isteyen Sevda’nın yürüdüğü yol da Meto’nunkine benzer. Şık mekânlarda, romantik gecelerde değil, insanın kendi kirinde arar maneviyatını. Dervişlerin çilesine benzer bu tutum; kendini maddi zevklerden mahrum bırakmanın daha şairane bir yolu olabilir mi? Beyoğlu bunun için biçilmiş kaftandır. Batakhane kültürüyle entel sınıf, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar yakın oturmaz birbirine. Belki de Kaçan bunu bildiği için, ruh parçalanmadan eserin doğamayacağını sezdiği için, orada kalır. Onun dili artık edebiyatın sınırlarını aşmıştır; bir zikir hâline gelmiştir. Duası, küfrü, ayeti, lanetidir.
Edebiyat
Fındık SekizMetin Kaçan · Yapı Kredi Yayınları · 2018278 okunma
··
411 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.