·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ekim 2025 05:06 Konu ve Karakter:
__________________
Griffin adlı bilim insanı, görünmezlik formülünü keşfeder ve görünmez olunca hem güç hem de büyük yalnızlık kazanır. Ancak bu yeni durumu kontrol edemeyen, giderek yıkıcı bir varlık hâline gelir. Hikâye, Griffin’in “araştırmacı bilim adamı” kimliğinden saparak korku ve anarşinin sembolüne dönüşüşünü izler.
Soğuk bir kış günü, kimselerin uğramadığı Iping Kasabasına karlar arasından, sargılar içinde, en ufak bir yeri bile görünmeyen tuhaf bir yabancı çıkagelir. Kimdir bu yabancı? Kendi halinde deneyleriyle uğraşan bir bilimadamı mı, polisten kaçmaya çalışan bir kanun kaçağı mı, yoksa bütün o giysilerinin altında bombalar taşıyan bir şüpheli mi?
Görünmezliğin kendisine binlerce avantaj sağlayacağını ve istediklerini elde edeceğini sanan yabancı için işler pek umduğu gibi gitmez. Havada uçuşan eşyalar, kaybolan paralar, kimin kime vurduğunun belli olmadığı kavga gürültü arasında gittikçe trajik bir hal alan yabancının öyküsü, toplumun da en az kendisi kadar tuhaf olduğunu ortaya çıkaracak ve sonunda kendisine biçilen rolle dehşet saçmaya başlayan yabancı, belki de 'yabancılığının' kurbanı olacaktır.
The Invisible Man, görünmezlik aracılığıyla insan doğasının karanlık yönlerini tartışan bir eser. Güç yalnızken ne kadar zerre kadar etki ederse etsin, insanın ahlaki pusulası olmalıdır; aksi takdirde yalnızlık, delilik ve yıkım doğar.
Griffin’in trajedisi — görünmezliği onu özgürleştirmemiş, aksine mahkûm etmiştir. Wells bize gösterir ki, görünmez olmak, görünmekten çok daha karmaşık bir varoluş hâlidir.
Hem bilimkurgunun hem de Wells'in başyapıtlarından biri...