·464 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ekim 2025 02:53 Bir oturuşta okumalık, tatlı bir arkadaştan aşka havası almıştım kitaptan ama tatlı kısmı tuttu sadece, bir oturuşta bitmedi maalesef. Bir yerden sonra sıkılmasam daha hızlı bitirirdim muhtemelen ama kısmet.
Öncelikle Rüya'yı da Ardıç'ı da ayrı ayrı çok sevdim. Rüya'nın cıvıl cıvıllığı; Ardıç'ın, Rüya ile olamayacağını düşünmesine rağmen kimsenin kalbini kırmamak için başkalarıyla bir şeyler yaşamayı bile denememesi çok güzeldi. İlişkileri de tatlıydı. Normal bir arkadaşlıkta bile taraflar birbirlerini kaybetmekten korktuğu için duygularını saklarken kendisini çocukken ölmekten kurtaran ve ona yeni bir hayat veren ailenin kızını seven Ardıç için duygularını kabullenip açıklamak daha zordu çünkü kaybedecek çok şeyi vardı. Keza Rüya için de durum aynıydı. Bu yüzden ilişki yaşamaya başlamaları epey uzun sürdü. Bunu gayet olağan karşıladığım için süreci okumaktan keyif alsam da Ardıç'ın ısrarından vazgeçmemesinden ve Rüya'nın onu ikna etmek için yaptıklarından bir süre sonra sıkıldım. Bir de ikilinin duygularının farkına vardıkları anın daha başarılı işlenmesini isterdim.
Bazı abartılı tesadüfleri ve Ardıç'ın üvey babası ve Efe'yi kapsayan gereksiz aksiyonları da sevmedim.
Sonuç olarak baktığımda artılarıyla eksileriyle orta şeker bir kitaptı diyebilirim.