Michel foucault Sosyal İktidar,Biyoiktidar,Mikro-Makro iktidar,Panoptikon Kavramları Üzerinden Mario Puzo’nun Edebi Şaheseri ve Francis Coppola’nın Sinematografik Şaheseri ‘’Godfather’’Üzerinde Sosyal İktidar Analizi- Beyza Nur Eminoğlu
Sosyal İktidar
Godfather çoğu sinema severler için dünyanın en iyi yapımlarından biridir. Gerek sinematografi gerek müzikal gerek hikayesi gerekse enfes oyunculuklar bağlamında çağının çok ötesinde bir eserdir. Film/ kitap yalnızca bir mafya filmi olmaktan çok daha fazlasıdır. Görünende mafya, aile, sadakat ve güç ilişkileri olsa da derinliklerinde modern dünyanın makro içindeki mikronun sosyal iktidar ilişkiler ağı ve bu ağların en kılcal bölgelere kadar intikal ettiği kendi yarattıkları küçük bir devlet sistemi gibi işleyen SOSYAL İKTİDAR’IN DEVLETİ gibi analiz edilebilir.
Siyaset felsefesi bağlamında analize geçecek olursak tahminimce Foucault’un sosyal iktidar kavramının vücut bulmuş ve seyirciyle buluşmuş halidir. Öncelikle sosyal iktidar kavramını açıklamak yerinde bir hareket olur. Sosyal iktidar;siyasal iktidardan farklıdır. Foucault bu açıdan bize geniş bir perspektif sunar. Onun felsefesinde ‘’iktidar yoktur, iktidar ilişkileri vardır''. iktidar tıpkı vücuttaki kılcal damarlar gibi hayatın her yerine intikal eder Sadece siyasal alanda değil günlük hayatta bile en mikro düzeyde iktidar ilişkileri vardır. Bu şu anlama gelmektedir. Devletin olmadığı yerde bile tahakküm ilişkileri vardır. Makro iktidar yerine mikro iktidarı görürüz yani iktidarın hiyerarşinin her yerdeliği.
GODFATHER filmi Foucault'nun bu tanımına birebir uymaktadır. Filmde gördüğümüz ‘’BABA’’Don Vito Corleone o mikro alandaki makro güçtür. Onun gücünün kaynağı para ya da şöhretten değil kazanılmış saygı ve ona karşı duyulan korkudan ileri gelmektedir.
Panaptikon Karakter Vito Don Corleone
Etrafınızda olmasa bile onun sizi gözlemlediğini, yaptığınız her hareketi bildiğini onun kendi adalet sisteminden kaçılamayacağını bilirsiniz. Tıpkı Focault’un ‘’Hapishanenin Doğuşu’’ adlı eserinde aynen bu tablonun birebir işlenmesi gibi. Corleone Ailesi yasadışıdır, devlete bağlı değildir ama kendi içerisinde yasaları, hiyerarşileri, ceza sistemleri vardır. Sadakat her şeyden önce gelir ve aile bağları bir o kadar önemlidir. Baba doğrudan müdahale etmez ama adalette gecikme yapmaz. Adaletinin herkese ulaşacağı bir gerçektir.
Don Vito Corleone daha çok gelenekçi ,eski düzeni devam ettiren ama modern dünyanın getirdiği yeniliklere de açık bir karakterdir. O para kazanmak yerine ‘’Dost’’ kazanmayı ya da biriktirmeyi yeğler. Bilir ki paranın ulaşamadığı yerlere dostları ulaşabilir. Carl Schmitt gibi dost-düşman ayrımı keskin değildir. Dost bir gün düşman, düşman bir gün dost olabilir.
Don’un en çok değer verdiği şey ise ailedir. Aileyi her şeyin üzerinde tutar soyun devamı her şeyin üzerindedir. Aileden olmayanlar kesinlikle aynı değere sahip olamaz. Ama birkaç kişinin vaftiz babalığını yapmıştır.
Filmin giriş kısımlarında Amerigo Bonasera kızına şiddet uygulayanlar için adalet istemeye önce Amerika devletine gitmiş, bir fayda göremeyince Don Vito’ya gelmiştir. Bu onun gücünün bazen makro güçten bile daha etkin olduğunun kanıtıdır. Başka bir sahnede ise vaftiz oğlu olan Fontane film sektöründe yönetmenin onun yerine başka bir aktörü tercih etmesi üzerine Babaya gelir, Baba oğluna ; ‘’ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım der’’,daha sonra diğer vaftiz oğlu olan Avukat Tom Hagen Babanın talimatıyla yönetmenle görüşmeye gider ve ona Baba’nın isteklerini bildirir, yönetmen reddeder ve sonunda en sevdiği atının yatağında ölü başını görür. Ve yönetmen Fontane’yi başrol olarak almak zorunda kalır. Buradan da görmekteyiz ki büyük film sektörleri bile Don Vito’nun sosyal iktidarı önünde boyun eğerler.
Don’un Biyoiktidar özelliği
Don sadece kendi ailesinde sosyal iktidar değil, aynı zamanda çevresi üzerinde bile evlilikleri,yaşadıkları coğrafyayı, bireylerin davranışları üzerinde kontrol sahibidir.
Neden Santino/Sonny , Fredo Değil de En Küçük Kardeş Michael Varis Olarak Görüldü?
En büyük çocuk olan Santino/Sonny’nin varis olarak görülmemesinin sebebini birkaç hususta incelenebilir. Santino/Sonny kavgacı ,öfkeli ,sabırsız yapısıyla varis olmaya uygun değildir. Yöneticilik vasfı yoktur. Korku salar etrafına saygı duyulan bir yanı yoktur ve özel hayatında kadın düşkünlüğü mevcuttur. Daha sonrasında ise suikaste kurban giderek varis olma ihtimali tamamen sona ermiştir.
Diğer kardeş olan Fredo ise korkak ürkek yapısı ile öne çıkmaktadır. Onun yöneticilik vasfı sadece işletmeciliğinde bulunduğu otelde mevcuttur. Asla siyasi ve aile işlerinde yeterli performans sergileyememiştir ve Michael'ın daha sonra Baba’ın yerine geçmesi onu son derece rahatsız etmiştir ve Michael’ın arkasından iş çevirmiş ve Micheal Fredo’yu affetmemiştir.
Panoptikon Varis Michael Corleone
Film/kitaptaki en zeki karakterlerden birisidir. İleri görüşlü ,zeki, sabırlıdır. Siyaset bilir ve ağabeyi Santino/Sonny’nin vefatından sonra varisliği kesinleşmiştir. Fredo zaten bu alanın çok daha dışında bırakılmıştır. Micheal Baba’nın yerine geçebilecek tek uygun varistir.
Baba’nın yönetim, korku salma, işleri idare etme, kime nasıl yaklaşınalacağını, liderlik ve saygınlık vasfını Micheal kendi imparatorluğunda dönüştürerek işler.
Yaşayan bir panoptikondur. Herkes onun gözlerini üzerinde hisseder öyle ki sadece bir bakışı yeterlidir. Aile işlerinden her ne kadar uzak durmaya çalışsa da şartlar ve koşullar onu Don Micheal Corleone olmaya zorlar.
Michael babası gibi o otoriteyi kazanarak almamıştır. O bu otoritenin en meşru mirasçısıdır. Yani hikayenin başında Michael Vito’nun oğlu değil de sıradan birinin oğlu olsaydı tüm bu zekasına yeteneklerine rağmen Don olma onuruna erişemeyecekti. Çoğu zaman meşruluk günümüzdeki anlamıyla demokratik yollarla değil , ‘’born right’’ yani kan hakkıyla , o hanedan ya da soydan gelmek ile elde edilirdi . Geleneksel iktidar olma süreci bu yolculuktan geçerdi. Micheal born right olmadan bu imparatorlukta varis asla olamazdı. Tabi kendi çabaları ile kendi imparatorluğunu kurup Baba gibi kazanılmış bir saygı ile elde edemez ise.
Michael’ın tekeli fiziksel güç değil zekasıdır. Büyük bir imparatorluğu devralmıştır. Baba’dan aldığı bu imparatorluğu dönüştürür. Onun anlayışında duygulara yer yoktur, her şey akıl süzgecinden geçer ve Michael istisna olan her şeye karar verme tekelini elinde bulundur, kimseye hesap vermez, kimseye fazla güvenmez. Herkes ile arasında belli bir mesafesi vardır. ihanete merhamet göstermez, ihanet eden kardeşi olsa bile.
Beyza Nur Eminoğlu