Genç bir doktorun köydeki ilk görev yıllarını anlatan bir eser. Doktor, yeni mezun olmuş ve teorik bilgileriyle nereye gideceğini bilmeden, bilgisizliğiyle zor koşulların içinde buluyor kendisini. Kitap boyunca çaresizlik duygusu ve mücadeleci ruhu hep ön planda. Bilmediği halde, onu çağıran meslektaşına yardıma gitmesi bu mücadeleci yanının en güzel örneği. Ne olursa olsun hastalarını görme sorumluluğunda. Kendi korkuları ve kaygılarıyla her hastayla karşılaşmasıyla tekrar yüzleşiyor. Yalnız kaldığında, düşüncelerinin baskısına rağmen cesur olmaya çalışıyor. Köy hastanesinde doktor olmanın ne demek olduğunu kabul ettiğinde, öğrenmenin ve kendini geliştirmeye devam etmenin önemini anlıyor.
Benim için kitap, çaresizlik ve kaygının kitabı olabilir. İnsanın korkularının üzerine gitmesi ve sorumluluk almayı öğrenmesi üzerine etkileyici bir eser. Kısa öykülerle ilerlediği için sade ve akıcı.
Yazarımız Bulgakov da kendi yaşamında doktordu ve eserine bazı kişisel deneyimlerini katmıştır örneğin bir dönem morfin kullanımı gibi yaşantısından izler görülebilir.