Falih Rıfkı Atay "Zeytindağı" 1932
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
183 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 01:04
ZEYTİNDAĞI Falih Rıfkı Atay Zeytindağı romanında güzel Türkçesi ile adeta günümüze uzanan Gazze meselesinden bu toprakların kaybından çok güzel bahseder. Tarihçi yazar Murat Bardakçı'ya göre de edebiyatın zirve kitaplarından biridir bu kitap. Hele de, savaş sonrası Ortadoğuyu elimizden çıkarmış dönüyorken istasyonda bir Anadolu kadınından bahsettiği yer, acıklıdır. Kadın durmuş: "Benim Ahmet'im nerede?" diye gelene geçene soruyor. "Hangi Ahmet? Cepheye giden yüzbin Ahmet'in hangisi?"derler. Trenin gideceği yolun aksine İstanbul'un karşı tarafını gösteren kadın 'o tarafa gitmişti' der..."Hiçbirimiz Ahmet'i görmedik Ama Ahmet'in her şeyi gördü. Allah'ın Muhammed'e bile (Peygamberimize) anlatamadığı büyük cehennemi _Yemen ve Gazze cehennemini- gördü." diye bahseder dönenler. (I Dünya savaşı yani Kurtuluş Savaşı'nı içinde barındıran Osmanlı'da maalesef Türkler birlik sağlayamamıştır. Daha doğrusu Halife Mehmet Reşat cihat ilan etmiştir ve tüm müslüman ülkeler tarafından Osmanlı müslüman Türkleri yalnız bırakılmıştır. (Aslında Osmanlı'da hoşgörü içinde yıllardır yaşayan diğer Rumlar, Bulgarlar, Ermeniler gibi etnik gruplar da Osmanlı'ya karşı gelmiştir bu konuda) Arap dünyası bile İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı'ya karşı ayaklanır. Falih Rıfkı Atay görevli olarak gittiği Suriye ve Kudüs (Filistin) cephesine, kendilerine 'Türk müsünüz?' diye sorulan Arapların, müslimlerin "Estağfurullah" demesini, yani Türklere bakış açısını yadırgar. Atay, "Oysa Osmanlı, buraları sömürgeleştirmediği gibi, ücretsiz bekçilik görevleri de yaptı. Resmiyette Türk olan bu topraklarda Halep'ten ne Türk, ne de Türkçe ulaşabilmişti. Floransa ne kadar bizden değilse Kudüs'te bizden değil. Sokaklarında turist gibi dolaşıyoruz" minvalinde yazmıştır kitabında. "Türkleşmiş Arap hiç görmedim ama Araplaşmış Türk gördüm. Kudüs'ün en büyük binası Almanların sonra Rusların, Fransız ve İngilizlerin" diyordu, Yani geç kalmıştık. Artık ne Suriye ne Kudüs bizimdi. Yani Osmanlı'nın Arap meselesi dediği şeyin aslında olmadığını bu konunun aslında karşı taraf tarafından yapılan Türk düşmanlığı olduğunu gözlemliyor. Yani Osmanlı'da ülkeye yatırım için esirgenen paranın büyük kısmını buralara yatırım amacıyla harcanmış, ancak sahip çıkılmadığından bahseder. "Türk'e savaşta çok büyük değer affedilmişti fakat barışta yalnız bırakılmıştı." anafikriyle kitabı bitirir. Yani Falih Rıfkı Atay burada salt ve doğru gözlemlerini anlatıyor. Kendi yorumum şudur ki tabii ki burada herhangi bir milleti öne çıkarma gibi bir niyetim asla yok fakat isyan eden İngilizlerle işbirliği yapan bir avuç arabın sadece belli bir grup oldukları gerçeğidir. Çünkü Çanakkale savaşı'ndaki verilere bakacak olursak her milletten olduğu gibi sadece dindaşlık ortak özelliğimizden dolayı Arapların da listede yer aldığı görülmüştür.. Bazı şeyleri iyi ayırt etmek gerekir Türkler her zaman için mazlumların yanında olmuştur ve son yaşanan Gazze olaylarındaki gibi olmaya devam edecektir. Türk'ün Türkten başka dost olmadığını da bilerek hareket edelim. Gerçek Türk hain değildir ayrıştırmaz!!!
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
·
143 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.