Livaneli’nin Bekle Beni adlı romanı, Selim ve Leyla’nın lise yıllarında başlayan aşkını ve 1971 muhtırası döneminde yaşanan sarsıcı olayları konu alıyor. Kitabın ilk sayfaları Ankara’da geçiyor ancak yazarın şehri yalnızca tek bir mekan üzerinden anlatması beni hayal kırıklığına uğrattı. Ankara ve İstanbul gibi geniş şehirler bu kadar sınırlı yansıtılmamalıydı.
Romanın hapishane bölümleri gereğinden uzun, bu da hikayenin duygusal etkisini zayıflatmış. Üçüncü şahıs anlatımı nedeniyle karakterlerle bağ kurmakta zorlandım. Sonu da bir anda bitiyor ve okuyucuda “bitti mi gerçekten?” hissi bırakıyor.
Livaneli’nin genelde duygusal derinliği yüksek romanlarını severim; özellikle Serenad hala favorim. Ancak Bekle Beni, benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Ayrıca kitabın farklı bir yayınevinden çıkması, Livaneli’nin diğer baskılarıyla olan bütünlüğü de bozmuş.Bu da pek hoşuma gitmeyen yönlerinden oldu.
Ne yazık ki “okunmaz” listemde yer aldı. Livaneli’nin diğer eserleriyle kıyaslandığında hem anlatım hem de duygu yönünden zayıf kalmış.