Chloe Walsh'ten Altıyı kazanmak incelemesi
8/10
·864 syf.··
2025 102. kitabı
Selam yeni bir kitap ile geldim Öncelikle bu kitapın yorumu bolca spoiler içerecektir. Daha okumayanlar yeni okuyanlar için kısaca spoiler olmadan yorumumu açıklayayım size Spoiler'sız yorumum: Bilmeyenler için bir özet geçeyim hemen. Bu kitap aslında bir serinin 4. Kitapı 1 ve 2. Kitaplarında On Üç’ü Bağlamak On Üç'ü Saklamak okuduğumuz kız karakterin (Shannon) abisinin hikayesini 3 Altı'yı Kurtarmak ve 4 yani bu Altı'yı Kazanmak kitapta okuyoruz. Serinin ismi Tommen Erkekleri serisi. Aslında şahsi yorumum olarak (bilmiyorum siz demi öyle düşünüyorsunuz) Shannon'ı değil de abisini ilk kitapta okumak isterdim. Çünkü Shannon'ın abisi Joey'in hayatını 1998 yıllarından okumaya başlıyoruz. Yanı daha Shannon ve Johnny beraber olmadan con önceye dayanıyor onun hikayesi. Kısacası yıl ve zamana yore karakterleri sıralamalı bir şekilde okusaydık daha güzel olabilirdi diye düşünüyorum. Seri ilk başta gözünüzü korkutuyor olabilir yazarımız Chloe walsh 600-800 sayfalık kitaplar yazmaya bayılıyor. İlk başlarda benim gibi "ya ben 800 sayfalık kitapı nasıl okuyacağım" diye düşünebilir siniz. Ama size ne yalan söyleyeyim ben bu kitapı değilde bi önceki 6 yı kurtarmak kitapını (Çünkü o kitap en azından 600 sayfalık tı 800 sayfa değil) bir günde bitirdim. Zaten kitap kendini okutturduğu için akıcı bir şekilde okunduğu için Bu kitabı ya da bir önceki kitabını asla bir günde bitiremezdim Bunun nedenini kitabın güzel yazılmış olduğuna bağlıyorum Başta da dediğim gibi kitap çok eski bir zamanda geçtiği halde Hiç Öyleymiş gibi hissettirmedi bana telefon filan elektronik aletler çok bulunmasa da bana hiç o eski zaman atmosferini vermedi Kısaca incelemem bu şekildeydi okumak isteyenlere tavsiye edilir ancak yine de "kitaplar çok uzun sayfalı okuyamam" diyorsanız o zaman hiç şans vermeyin derim. Bazen bir günde biter bazen bir ayda biter hiç bilemeyiz. O size bağlı bir şey. Karakterlerle ne kadar iç içe olmuşsanız, onların duygularını beraber yaşıyacak kadar onları benimsemişseniz kitabın hiç sıkıcı geleceğini zannetmem. Aksine çok akıcı bir şekilde okuyup bitirebilir. Ben sadece sonlara doğru bir kısımda çok sıkılmıştım onda da (Bu bir spoiler değil o yüzden söylemekte bir sakınca görmüyorum) Şöyle ki karakterlerin hala kitabın sonuna geldiğimiz halde kavuşamadıkları, anlaşamadıkları ve sorun yaşadıkları zaman "tekrar başa döndük" gibi bir şey oluyordu bu yüzden de biraz sıkılmış olabilirim. Ama yarım bırakmayıp devam ettim ve sonucunda güzel şeylere ulaştık diye düşünüyorum. !!! Spoiler olan yorumum ile devam edebiliriz !!!(okumayanlar sizi buradan alalım) Konuşacağımız şeyler çok olduğundan ben düşündüm ki her karakterin adına bir inceleme ile devam edelim Joey: canım Joey'im ya bu çocuğu ne kadar çok sevdiğimi size asla anlatamam galiba. Yaşadığı şeyler, başvurmak zorunda yollar. Aoife çok koştu peşinden. Kız harap oldu resmen "seni seviyorum" diye diye. Ve her zaman Joey ona aynı karşılığı verdi. Ben sizi kolay kolay unutamayacağım abi kalbimde çok ayrı bir yeriniz var. Başından beri hiç bir şeyi hak etmiyordu, çocukluğunu yaşayamayıp he zaman kardeşlerini korumak zorunda kalması. Bazen içimden diyorum ki "Shannon ne kadar şanslı olduğunu bilmiyorsun" Aoife: en Joey kadar çok seviyorum onuda özellikle hiç yılmadan Joey hao kullanırken onu sürekli koruması, uyturucudan uzak tutması. Ben ne zaman "artık kıza tak etti bırakıp gidecek çocuğu" desem o hep Joey'e bir sans daha veriyordu. Kız da sabrın alâsı var bizim haberimiz yok. Bir zaman sonra iş sanki takıntı derecesine kadar gidiyordu sanki. Sonra eninde sonunda beklediğim an geldi ayrıldılar ve o zaman işler tam da yolunda gitti bence. O kadar çok kız çocugun peşinden koştu ki (uyuşturucu konusunda da dahil) ben bile destekledim atlatılması için Joey'den. Ama bir taraftan düşünün ce kime üzülsem şaşırıyorum. Kim daha çok eziyet çekti bilemiyorum o yüzden ikisinede ne yapsalar ne etseler haklılar deyip bir köşeye geçiyorum. Joey bağımlı olma yolunda ilerlerken ölmedi diye şükretmemiz lazım gerçekten. Kısacası sende canımsın Aoife ve Joey ile aralarında tercih yapabileceğimi asla sanmıyorum. Shannon: Bir şey söyleyeyim mi ben bu kızı tamamen kişiliğini, okulunda zorbalandığını vs şeylerini hiç hatırlamıyorum. Allahtan yazar konuları tekrar ettirmek te usta o yüzden bir kez daha bu kızı tanımış olduk. Ve Johnny ile bir kaç sahnesini gördüğümde tekrar onların kitabını okumak istemedim demem yani. Her an 13 ü saklamak kitapına tekrar başlayabilirim bilemiyorum artık. Darren: Pisliğin önde gideniydi. O da kolay şeyler yaşamadı ama en azından kardeşlerini arkada bırakmasaydı. Joey de Darren gibi o evden çekip gidebilirdi. Kardeşlerini o şerefsiz adam ile bırakabilirdi. Ama o savaşmayı seçti. İşte bu yüzden Joey'im benim. Ben şöyle düşünüyorum eğer zamanında Darren gitmeseydi Joey ile birlik olsalardı her şey farklı olmazdı ama en azından Joey uyuşturucu bataklığına düşmezdi. Olan bizim çocuğumuza oldu yani. Birde sadece bu yaptıkları ile kalsa. Gittiği yerden geri döndüğünde bile Joey'e hayatı zehir etmeye devam etti. Hadi döndüğünde düzgün davransaydı belki biraz sevebilirdim ama Joey'in klinikten çıkmasını bike ertelemeye çalıştı ya Sokamaya görsem suratına tükürürüm. Johnny: Çok tatlı ve yakışıklı. Onların hayatının geçtiği kitapı pek hatırlamasam da onu da çok sevdiğime eminim. Ama bu kitaptaki favori çiftimi geçemezlerdi. Shannon karakterine dediklerim bu karakter içinde geçerli. Sessiz sakin bir kız olsa da bir ragbi kaptanı olan Johnny'i kapmış bir insan. Seninle guru duyuyorum kızım. İyi yere kapak attın Tadgh, Ollie, Sean: üçüde birbirinden sevimli mi sevimli çocuklardı. Sizin içinde aynı şeyi düşünüyorum çocuklar. Çok iyi bir anınız var. Kıymetini bilin. Marie: tek kelime ile pilik bir kadındı. Darren de olduğu gibi ne kadar çok şey yaşamış olursa olsun hiç bir zaman çocuklarının önünde durmadı. Aksine hep karşı tarafta yani şerefsiz babalarının yanında oldu. Joey çocukları korken bari ufakta olsa destekleseydi. Ama o daha çok Joey'i kendisini kötü hissettirmek ile meşguldü. Teddy: bütün argo ve küfürleri bu şahsa saymak isterdim. Gördüğünüz üzere kendisine adam denilemeyecek kadar insanlıktan yoksun bir karakter. Biz gerçekte var olmayan bu karaktere saydırırken gerçek dünyada yaşayan böyle milyon tane adama ne demeli? Joey onun mezarına işerken benim içimin yağları eridi. O ölmeyi değil de yaşayıp ölene kadar işkence görmeyi hak ediyordu ama....... John & Edel: Herkesin "benim niye boyke ebeveynlerim yok" dedirtecek iki güzel anne babadan bahsediyorum size. Çocukları evlat edinmeleri, her şeyi düşünmeleri en ince ayrıntısına kadar o kadar güzel bir şeydi ki. Bu beş kardeşe tekrar umut veren anne ve babaya sonsuz sevgilerle. İyiki varsınız. İyiki bu çocukların hayatına tekrar ışık oldunuz. Bella: Bu karakter kitapta çok geçmese de önceki Shannon & Johnny karakterlerinin geçtiği kitapta Shannona akla gelmiyecek şeyler yaptığını okuduk az çok. Cehenneme kadar yolun var sürtük Bella Gerard: Johhny karakterinin yakın arkadaşlarından bir tanesi ve aynı zamanda ragbi takımınından bir oyuncu. Kendisi bir sonraki kitapta başrol erkek olacak. Ve partneri ise yapışık ikiz gibi gezdiği Claire. Yanı buda demek oluyor ki arkadaşlıktan aşka. Severizzz Claire: Bir sonraki kitap da kendisini göreceğiz. Biraz deli dolu bir kız ama bu yazar yazmışsa sevmemek imkansız. Umarım bir an önce gelir kitap. Çok bekletmeyin bizi Gerard&Claire Hughie: Bu karakterle ilgili yazacak per bir şeyim yok. Kendisi Claire'ın abisi, o da ragbi takımınından bir oyuncu. Ve çok kıskanç. Bizi zorlu bir süreç bekliyor kesinlikle Bu kitapın incelemesi de böyleydi. Umarım beğenmişsinizdir. Biraz yorucu oldu ama sizler için değer canlarım. Başka bir kitap incelemesinde görüşme üzere hoşça kalın Bye
1000Kitap
Altı'yı KazanmakChloe Walsh · Martı Yayınları · 2025175 okunma
·
448 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.