Merhaba arkadaşlar. Hepimize iyi akşamlar, mutlu pazarlar ve şimdiden güzel bir hafta diliyorum. Hikayeler baskısı da 1991 yılında 2 cilt halinde yayımlanan eserlerden bir diğeri. Ancak bu, diğer cilt halinde kitaba göre daha kısa (şükürler olsun) olduğu için okunması hem daha kolay hem de hikayeden çok bir öğüt kitabı gibi kaleme alındığı için daha iyi okunduğunu ve akılda kalıcı olduğunu düşündüğüm bir seri. Hatta Voltaire okumaya bu tarz, günümüzde yazılsa ‘Deneme-Hikaye Kitabı’ diyebileceğimiz bir eserle başlamak bence yazarla tanışma ve kalemini görme açısından çok iyi bir fırsat. İçerik bilgisini ise en aşağıda paylaştım.
Peki bizler bu hikayelerde nelerle karşılaştık ve karşılaşıyoruz. Onun daha önce okuduğumuz kitaplarından bize gelen düşüncelerinin yansımasını görüyoruz. Yani bir felsefeyi sorguluyor, mesela neden yaşıyoruz diyor değil mi? Daha sonra bir insanın neden yaşadığını maddeler halinde veya maddesel olarak tartışmak yerine varlığın derinliğine inerek çıkardığı, aslında çoğunda edebi bir amaca da sahip olmadan hikayeleştirdiğini görüyoruz. Kimi zaman fakir bir yaşamı anlatıp bu yaşam üstünden eskilerin ‘Burjuva’ dediği hayata dair muhteşem övgülerini (!) sıralarken diğer yandan da ahlak ve vicdan gibi kavramları öne çıkardığı hikayeler ile karşılaşıyoruz.
Mesela bir sonraki kitapta Micromegas öyküsünü göreceğiz. Ondan yeri gelince bahsedeceğim. Micromegas kitabını daha önce okumuştum ve Micromegas hikayesinin orada, kalanların çoğunun bu ciltte olduğunu görmek de garip hissettirdi. Böyle de bir düzensizlik mevcut. Ancak bizler yine hikayeler özelinde kalmaya çalışalım. Gerçi mesajlar belli ama.
Ben Voltaire’nin eserlerinde alaycılığı da seviyorum şimdi bunu itiraf edeyim. Bunu nasıl örnek vereyim, 2024 Haziran başında George Orwell’in Boğulmamak İçin kitabını okumuştum. Buradaki sistem, düzen, siyaset gibi konulardaki eleştirilerin üstüne düşünmek gerekiyordu. Hikaye içinde bunları yakalayıp buna göre edilen alayları ve göndermeleri anlamak tamamen okurun eline bırakılıyordu ve üstüne düşünmesi isteniyordu. Voltaire ise biriyle dalga mı geçecek ya da bir yanlışı, sistemin bir hatasını veya sistemi kendisi için kullanan bir alçağı mı eleştirecek. Eğer bir insanı eleştiriyorsa yalnızca onun açık adresi olmuyor elimizde. Ve bunu o kadar komik biçimde yapıyor ki, hiç kimse onu açık açık suçlayamıyor ama herkes kimden bahsettiğini biliyor. Aslında bu bence çok büyük bir kalite. Sizce de öyle değil mi?
O halde iki incelemenin de son cümlesini şimdiden paylaşmamızda bir sakınca yok: Bir insanı cevaplarından ziyade soruları ile yargılayın.
İncelemeler:
#44239790#82462209#134439477#134461222#134483184#134508516#284340956#285278305#285936013
Okumalar:
Ateizm
Babil Prensesi
Cahil Filozof
Candide ya da İyimserlik
Felsefe Sözlüğü - Cilt 1
Felsefe Sözlüğü - Cilt 2
Hikayeler - Cilt 1
-Hafızanın Hikayesi
-Akla, Tarihi Övgü
-Tek Gözlü Hamal
-Memnon ya da Bilgelik
-Scarmento’nun Seyahatlerinin Hikayesi
-Teselli Bulan İki Kişi
-Bir Türkün Mektubu
-Renkler Hakkında Hüküm Veren Körler
-Bir Hint Masalı
-Cosi Sancta
-Akla Kara
–Babouc’un Rüyası
-Kont de Chesterfield’in Kulakları ve Keşiş Goudman
-Eflatun’un Rüyası
Micromegas
-Memnon ya da İnsanın Bilgeliği
-Avunan İki Kişi
-Scamentado’nun Seyahatlerinin Öyküsü
-Micromegas
-Akla Kara
-Babil Prensesi
Sadık ve Safdil
-Sadık
-Safdil
Voltaire’den Yeğenine Aşk Mektupları
Hepimize iyi okumalar dilerim..
Hikâyeler 1Voltaire · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 199128 okunma