Aylin Balboa, kelimeleri öyle bir yerden tutuyor ki, insanın içindeki kırık yerleri usulca yokluyor.
Bu Hikâye Senden Uzun Osman’da; kayıpların, eksilmelerin, gitmelerin ardından kalan duyguların izini sürüyor.
Kimi zaman bir ayrılığın, kimi zaman bir sessizliğin hikâyesi bu — ama hep çok tanıdık, çok insanca.
Balboa’nın dili sade ama keskin; bir cümleyle kalbini burkuyor, bir diğeriyle gülümsetiyor.
Öykülerinin arasında gezinirken, bazen birini okuyor gibi değil de sanki biri seni dinliyormuş gibi hissediyorsun.
Hiç bağırmadan, hiç süslenmeden yazılmış bu hikâyeler, içe işleyen bir dinginlik bırakıyor.
Özetle: Bu Hikâye Senden Uzun Osman, kısacık satırlarda derin izler bırakan, yavaş okunduğunda daha çok hissettiren bir kitap.