İlk olarak şunu söyleyebilirim, bu kitap kadar duygulandığım başka bir kitap olmamıştı. Okurların incelemelerine bakınca pişmanlık ders çıkarma gibi konuların üzerine çok düştüklerini gördüm. Benim düşüncem şöyle kitap bize yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatıyor. Yaşam bazen sadece yaşamdır, öyle düşünüldüğü gibi derin anlamları çıkarılacak dersleri olan bir şey değildir. Fugui askere alınırken ne tarz bir ders çıkarabilirdi ne anlam çıkarabilirdi. Sadece yaşamaya devam etti ve ailesine dönmek için uğraştı. Youqing'in ölümünden nasıl bir anlam çıkar, ya da Fengxia'nın.
Fugui gençken zampara serserinin tekiydi. Tüm parasını kaybetti, ailesine büyük çerme taktı. Peki bu parayı kaybetmeseydi, ya babasıyla beraber asılıp tüm ailesini yine ortada bırakabilirdi. Yine farklı bir şekilde askere alınabilirdi. Bunlar böyle böyle gider bu yüzden bana göre çok üstüne düşmemek gerekiyor. Bana göre olay ne karakterin gençken yaptığı şeyler ne de ailesinin sonrasında yaşadığı şeyler. Olay sadece yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlamak.
Herkesin kendi yaşamından görebileceği şeyler içeriyor. Bu türde kitapların en büyük katkısı da bu bence. Evet belki zaman zaman kendinizi ailenizin veya bir tanıdığınızın yerine koymakta, empati yapmakta, ne düşündüğünü anlamakta zorluk çekiyor olabilirsiniz. Kitap tam olarak onu yapıyor, onun bakış açısından hayatını anlatıyor böylece bir gün biri ile bir olay yaşadığınızda o kişinin neden böyle davrandığını anlayabiliyorsunuz. Fugui, Youqing'e koşmak para kazandırmaz dediğinde aklından ve kalbinden geçenleri biliyorsunuz. Youqing'i kıskandığından, sevmediğinden veya başka bir nedenden söylemedi bunu kendi yaşamından tecrübeleri ile çocuğu için en iyisini isteyen bir baba olarak söyledi. Yanlış anlaşılmasın Fugui iyi yaptı veya doğrusu buydu demiyorum. Ailenizde veya çevrenizde biri size bu tarz bir yorum yaptığında sinirlenip kavga etmek yerine, "Anlıyorum zamanında işler böyleydi ama bak şu an bunlar bunlar oluyor." diyebilmeli kişi veya bazen de o kişiye gücenmeden tamam diyip yüzüne gülmeli sonrasında dönüp yaptığı işe devam etmeli.
Ya da Fuguinin oğlunu çok sevmesi ama göstermeyi beceremediği için durmadan işleri batırması. Tekrar söylüyorum yanlış anlaşılma olmasın bunları doğru buluyorum demiyorum.
Nasıl anlatırım bilemiyorum, bazen birisiyle bir şey yaşadığınızda o kişinin onu neden yaptığını anlayabiliyorsanız eğer içinize bir huzur doğar. Çünkü durumun suçlusunun ne kendin ne de karşındaki olduğunu anlarsın. Savaşta çatışan iki askerin hiç alakası olmamasına rağmen farklı nedenlerden savaşmak zorunda olması benzeri bir durumda olduğunuzu anlarsın. Savaşta sinirlenecek belki bir ülke lideri veya başka bir şey olur ama sizin yaşadığınız durumda o kişiyi de o pozisyona getiren yaşamın kendisidir sizi de ve yaşam sinirlenip hıncını alabileceğin bir şey olmadığı için kabullenip yoluna devam etmekten başka bir seçeneğin kalmaz. O durumda insan huzur dediği kavramla tanışır.
Her neyse kitabı yeni bitirdim biraz düşündükten sonra elime telefonu alıp yazmaya başladığım defter karalaması gibiyse yazdıklarım affola. Jiazhen ve Fengxia'ya ekstra saygılar. Son olarak tekrar edeyim, yaşamak bazen sadece yaşamaktır.