·481 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ekim 2025 15:32 Kitabın tarihin karanlık geçmişine ışık tutmasını çok sevdim. Bu kitapta edindiğim pek çok bilgi, ne okullarda öğretiliyor ne de diğer kitaplarda yer alıyor. Almanya için utanç kaynağı olan Struma olayı, Avrupa’da filmlere konu oluyor, Alman devleti bu trajedi için özür diliyor; ancak bizim topraklarımızda yaşanan bu gemi faciasından çoğu insanın haberi bile yok. Bu durum, Atatürk’ün “Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkûmdur.” sözünü aklıma getirdi.
Tarihi olaylarda üç maymunu oynamak yerine, geçmişi derinlemesine öğrencilerimize anlatıp halkı bilinçlendirirsek; günümüzde yaşanan olayları ve durumları çok daha iyi kavrayabileceğimizi düşünüyorum. Bugün İsrail Devleti’nin izlediği politikanın da kökeninde tarih yatıyor. Zamanında Hristiyanlardan büyük zulüm gören bir topluluk, bugün Müslümanlara zulmediyor. Bunun en büyük sebebinin, hem politik konum hem de yok olmama arzusu olduğunu düşünüyorum. Yüzyıllar boyunca devletsiz kalan Yahudiler, sonunda bağımsızlıklarını ilan edip bir toprak edindiler; bugün ise aynı kaybı yaşamamak için sert bir politika izliyorlar.
Elbette olaylara yalnızca günümüz açısından bakmak yeterli değil. Bu yüzden, bu tür tarihi kitapları okuyup geçmişi anlamak ve olayları doğru değerlendirmek çok önemli. Livaneli’nin gerek Kırım Türkleri, gerek Ermeni meselesi, gerekse Yahudilerin durumu gibi konuları Maya karakteri üzerinden hikâyeleştirerek anlatması, tarihin karanlığına duygu dolu bir ışık tutmuş. Hem benzetmeleri hem de duygusal derinliğiyle hikâyeyi çok etkileyici bir şekilde işlemiş.
Kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Agatha Christie de çok sevdiğim bir yazardır; zamanında Pera Palas’ta konakladığını ve Doğu Ekspresinde Cinayet kitabını orada yazdığını bu kitap sayesinde öğrendim. Kitapta bu tarz hoş, detaylı bilgiler de vardı. Beni Anadolu topraklarından alıp Batı dünyasına taşıyan, farklı kültürleri bir araya getiren bir eserdi, gerçekten çok etkilendim.