Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2025 16:55 Yolpalas Cinayeti ~ Halide Edib Adıvar
Adaleti, ihsanla -yani anlayışla- tadil etmek her adalet teşekkülünün şiarıdır(ayırıcı özellik)
Bu kısacık roman bir konakta işlenen cinayetten çok, bir çağın vicdanında yankılanan bir sarsıntı.
Halide Edib, Yolpalas Cinayeti’nde kalemini bir mahkeme kürsüsüne dönüştürmüş. Sorguya aldığı şey insan değil, bir toplum.
Köyden İstanbul’a uzanan bir hayat: Kaz Akkız. Bir sabah, çalıştığı apartmanda bir erkeği öldürür. Cinayet açıktır, fail bellidir. Ancak yazarın ilgilendiği soru “kim yaptı” değil,
insanı suça yönlendiren toplumsal düzendir.
Kaz Akkız, köyden kente uzanan binlerce hayatın sesi.
Yoksulluğun ve sessizliğin sınırlarını aşan bir insanın hikâyesi.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında modernleşen İstanbul’un parıltılı apartmanları, yoksulluğun, sömürünün ve kadın sessizliğinin izlerini taşır.
Yolpalas, iki dünya arasındaki derin farkı yansıtır:üst kattaki gösterişli dairelerle yaşayanlar ve bodrum katlardaki hayatlar arasında kurulmuş bir köprü.
Bir apartmandan çok, zamanın içinde yankılanan bir vicdan mekânı.
Yazar, bir toplumun çözümlemesini yaparken adaletin, sınıf farkının ve erkek egemenliğinin sınırlarını ustalıkla gösterir.
Belki de Yolpalas Cinayeti'nin en dehşetengiz yanı, bugün hâlâ aynı soruları sordurması:
· Toplum olarak kimleri görmezden geliyoruz?
· Hangi sessiz çığlıkları duymazdan geliyoruz?
· Modern apartmanlarımızın duvarlarında hangi yaralar saklı?
Yazarın, insanın iç sesine en derinden dokunan metinlerinden bir tanesiydi yine.
Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle