Eser için tipik bir Dostoyevski eseri desem yalan olmaz diye düşünüyorum. Eser; "Kumar ve kumarbazlık olguları üzerinden; bir şeyler elde etme isteği (aşk, saygınlık, statü, güç, para, kadın vs.), kazanma durumunda (hırs, açgözlülük, kibir), kaybetme durumunda ise (çaresizlik, mahcubiyet, güvensizlik) gibi olguları irdeleyerek," bizlere yine yeni ve yeniden olacak şekilde 'düşünme, detayları inceleme, tespit ve tahliller yapma, sorgulama, soru sorma ve fikir yürütme imkanı' sağlıyor.
Bütün bunların dışında eserin günümüz hayatında yer alan yansımalarına da değinmek isterim. İlk olarak insanlarımız (SİDİK YARIŞI üzerine kurdukları) hayatlarını:
'Ben çevremdeki herkesten daha iyi yaşam yaşayacağım aqq,
Ölüp gideceğiz zaten bugün bulduğumuzu bugün yiyelim mq,
Paran varsa adamsın paran yoksa madamsın mq vs.' gibi mesnetsiz düşünce yapıları ile de temellendirerek borç batağında (kredi, kredi kartı, altın, kur vs.) yaşıyorlar. Bu borçları ödemek için 'çalışıp çabalamak, emek sarf etmek, gayret etmek, sabır göstermek' yerine; kumar oynayıp (sanal kumar, kripto para, borsa, hisse vs.) kolay yoldan para kazanmaya veyahut (babam, anam, dedem, nenem, atam, danam vs.) para bıraksında bizde 'ham hum hom' yiyelim demeye getiriyorlar. "Sanki bu miras sevdilerin 'babası, anası, dedesi, nenesi, atası, danası' çok zengindi ve refah içerisinde rahat bir yaşam yaşıyorlardı da bunlara miras bırakması kaldı. (Bu durum da apayrı bir sorgu meselesi de; neyse diyorum ve konuyu kapatıyorum.)
Sonuç olarak 'Kumar' denen olgu nedeniyle bireyler karanlığa doğru ilerliyor, yalnızlaşıyor ve mutsuzlaşıyorlar. Aileler arasında kırgınlıklar, kızgınlıklar, küslükler ve kavgalar çoğalıyor. Toplum maddi ve manevi anlamda çöküyor ve birlik beraberlik ortamı bozuluyor. Son durumda ise sadece ve sadece kasa kazanıyor. Her zamanki gibi. :)))