Gönderi

Saf ve Düşünceli Romancı: Orhan Pamuk’u etkileyen 43 kitap
Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk‘un 2009 sonbaharında Harvard Üniversitesi’nde verdiği Charles Notron konferanslarındaki konuşmalarından derlenerek kitaplaştırılmış, Pamuk’un romana ve roman sanatına bakışını samimi bir dille, eleştiri ve özeleştiriyle kaleme aldığı kitap. Kitapta, onlarca kitaptan, romandan, denemeden bahsediyor Orhan Pamuk. Onun kendi özgün sesinin ortaya çıkma serüveninin geçtiği yolları daha iyi anlamamızı sağlayan Saf ve Düşünceli Romancı, içerisinde yazma uğraşı içinde olanları yönlendirebilecek pek çok okuma listesini de barındırıyor. Bizler de, kitap içerisinde yer alan kitaplardan oluşan bir okuma listesi oluşturduk. 43 kitaptan oluşan bu devasa okuma listesi, okuma ve yazma eyleminizi şekillendirebilecek sağlam bir öneri listesi olma özelliğini taşıyor. İşte, Orhan Pamuk’u etkilemiş, ilham vermiş 43 kitap: neokuyorum.org/saf-ve-dusuncel...
··
42 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
OP benim için romancılıkla, romanla bana göre ciddi ciddi kafayı bozmuş biri, hatta hani bir işe çok tutkusu olana manyak bu, kafayı bununla bozmuş deriz ya işte OP için roman da tam olarak böyle bence. Ama en güzeli de ben manyak adam ya diye tanımlamasını yaparken OP ise "saf ve düşünceli romancı" olarak tanımlıyor ya kendine bir kez daha hayran bıraktırıyor.
Ayşe*
Gönderi Sahibi
Kesinlikle söylediklerinize katılmakla beraber, Orhan Pamuk’un yanılmıyorsam Saf ve Düşünceli Romancı kitabında şöyle diyor “ Bir romanın gerçek değeri,bizde hayatın tam böyle bir şey olduğu duygusunu uyandırmasıyla ölçülmelidir. “ ne kadar sevsek az.
Ağzının tadını da biliyor Pamuk :)
Ayşe*
Gönderi Sahibi
Buddenbrooklar için; “1974’te yazmaya başladığım ilk romanım Cevdet Bey ve Oğulları, oldukça muhafazakâr bir şekilde, 19. yüzyıl romanı Buddenbroklar’ı ya da Anna Karenina’yı örnek almıştı kendine. Daha sonra heyecanla, modernist ve deneysel olmaya zorladım kendimi.” diyor.
Ayşe*
Gönderi Sahibi
Anayurt Oteli ve Yaban için ; “Saf ve iyimser romancıyla düşünceli romancıyı birbirinden ayıra şey, 1970’lerde Türkiye’de sürekli vurgulanan kır-şehir ayrımı da değildir. Hayatının çoğu Manisa’da geçmiş Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli’nde son derece ‘düşünceli’ bir tutumla hikâyesini anlatırken, köy romanlarının ilk örneklerinden Yaban’ın yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun İstanbul’da geçen bütün romanları ‘saf’ bir yazarın dünyasını hissettirir bize.” diyor.
Ayşe*
Gönderi Sahibi
Karamazov Kardeşler için; “Hayatı değil, kahramanları anlamak için okuruz Dostoyevski’yi. Karamazov Kardeşler’i, bu büyük romanı okumak, onu tartışmak, üç kardeşin üzerinden üç insan tipini, karakterleri tartışmak halini alır. Tıpkı Schiller’in saf ve duygusal karakterleri tartışması gibi, insan Dostoyevski’yi hem kendini kaptırarak hem de hayatın tam böyle olmadığını düşünerek okur.” diyor Pamuk.