Gönderi

Denizi Yutan Balık
Âlemlerin Rabbine, din gününün sahibine, lütfuyla bize bağışladıklarına, aldığımız her nefese, verdiğimiz her nefese, güne, geceye, susuzluklardan sonra suya, karanlıklardan sonra ışığa, sıkıntılardan sonra genişliklere, rahmetle yıkanan seher vaktine, çiy düşmüş sabahlara, birbirini izleyen mevsimlere, birbirini tamamlayan renklere, boynunu bükmüş çiçeklere, dağlardan gelen esintiye, kıyıya vuran dalga seslerine, hışırdayan ağaç dallarına, bülbüle ve turnaya, kırlangıç ve martıya, geceyi bölen cırcır böceğine, büyüleyici güzelliğiyle kelebeğe, koşuşturan karıncaya, bal peşindeki arıya, denizi yutan balığa, zamanın gergefini ince ince işleyen cümle mahlukata, ince düşünceye, hikmet peşindeki akla, hakikatle çarpan kalbe, bilgelikle nurlanan yüze, şehadetle inleyen gökyüzüne, zikre duran yeryüzüne, kendi içinde büyüyen muttakilere, günahı temizleyen tevbeye, duaya kaldırılan ellere, duaya koşulan dillere, candan kopan âminlere, selamlara ve salavatlara, rükûlara ve secdelere, kalpleri kıpırdatan heyecana, varlıkları saran muhabbete, sese ve sükûnete, hayata ve ölüme ve yeniden hayata, çocuk seslerinde berraklaşan masumiyete, şefkate ve merhamete, annenin çocuğuna bakışına, çocuğun annesine sarılışına, her biri kendi içinde derinleşen hikâyelere, insana ve insanlıklara, ardında ibret bırakan sıkıntılara, öğrenen dimağlara, iyiye ve iyiliklere, içimizden geçen güzelliklere, şükre ve ikrama, hoşnutluk ve rızaya, nezaket ve ihtimama, efendilik ve zarafete, içe dokunan kelama, zevke varan hissiyata, gördüklerimize ve görmediklerimize, bildiklerimize ve bilmediklerimize, yaratılışımızdaki esrara, kulluktaki ısrara, azme ve sabra, ormana ve çöle, her an yeniden yaratılan varlığa, rüyaya ve ilhama, başına buyruk bir ırmak gibi içimizde akaduran fikre, burun kemiğindeki sızıya, boğazdaki düğümlenmeye, buğulanan göze, içinde okyanus gizleyen gözyaşına, bükülmüş boyunlara, kırılmış dizlere, yakaran dudaklara, niyaz makamındaki fısıltıya, mübarek sofraya, tuza ve ekmeğe, hurmaya, zeytine ve incire, susama ve çörek otuna, zerrelere yayılan deme, lezzete ve şükre, yola ve vuslata, yağmura ve toprağa, sahura ve iftara, idrake ve feyze, șu ana ve geçmişe, şu ana ve geleceğe, bütün zamanı avuçlarında tutan ana, hayra boyanan zamana, hayra uyanan şuura, şuurla atılan adıma, şuurla yürünen yola, uzaklıklara ve yakınlıklara, kazaya ve kadere, kulağımıza hakikat fısıldayan meleklere, aklımıza sığmayan kainata, içimize sığmayan mânâya, ahenge ve musikiye, neye ve nefese, mızraba ve tele, gönül kanatlandıran besteye, besteye ram olan kulağa, her şeyi işitene, her şeyi bilene, karanlık gecede kara taşın üstündeki karıncayı görene, görüp gözetene, her şeyi yaratana, her şeyin mutlak sahibi olana, doğmamış ve doğrulmamış olana, eksik ve kusurlardan münezzeh olana, Rahman ve Rahim olana, alemlerin Rabbi olana sonsuz hamd-u senâlar ediyoruz, bütün varlığımızla... Denizi Yutan Balık Gökhan Özcan
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.