·264 syf.····Okunma: 26 Ekim 2025 01:00 Kitabı bitirdim duygularımı bu kadar derin yaşarken yazmalıydım. İçimde bir sessizlik yankılanıyor ,anlatılamayanın, söze dökülemeyenin ağırlığıyla. Kara Sis sadece bir roman değil, insanın kendi karanlığına tutulmuş bir ayna gibi. Her sayfasında biraz daha derine indim, biraz daha sustum.
Barana’nın suskunluğu bazen benim cümlelerim oldu, bazen de içimde dönüp duran sorulara dönüştü: “İnsan neyi susturur, neyi saklar, neyi bağışlayamaz?”
Kemal Varol, kelimelerin ötesinde bir yerden dokunuyor insana; suçun, pişmanlığın, utancın ve sessizliğin birbirine karıştığı o yerden. Romanı okurken zaman zaman kendimi bir avluda, soğuk taşların üstünde oturuyormuşum gibi hissettim. Rüzgârın taşıdığı o kızıl saç teli bile sanki bir simgeye dönüştü zihnimde ,hem geçmişin hem umudun.
Kitabın kapağını kapattığımda bir hikâyeyi değil, bir duyguyu bitirmiş gibi oldum. Ama o duygu hâlâ içimde, dağılamayan bir sis gibi. Belki de yazarın anlatmak istediği tam da buydu: bazen en güçlü ses, en derin suskunluktan doğar.Ahh nasıl güzel bir kitaptın…Bu kadar kısa sürede okumamak için çok direndim ama dayanamadım elimden bırakamadım..