Kaveh Akbar'ın Şehit! 'i yazarın ilk romanı olarak karşımıza çıkıyor. İlk romana göre baya başarılı bir metin. Özellikle kitabın sonuna doğru metinden iyice keyif aldım. Ölüm üzerine sohbetler çok iyiydi.
Kısaca konusuna değinecek olursak; Cyrus Şems, İran'da doğmuş ancak daha bebekken babası ile Amerika'ya göçmüş, annesini kaybetmiş bir gençtir. Uyuşturucu ve alkol batağına saplanmış, hayattaki yerini bulmaya çalışan biridir. Daha o bebekken annesinin bindiği uçak, Amerikan ordusu tarafından vurulup düşürülür ve annesi hayatını kaybeder. (Bu olay, 1988'de gerçekten yaşanmış ve 290 kişi hayatını kaybetmiştir.) Annesinin bu kadar basit bir olayda bir sayıdan ibaret olarak ölmesini kabul edemez ve şehitlik kavramı üzerine sorgulamalara başlar. Ve kime şehit deneceği üzerine bir kitap yazmaya karar verir.
Cyrus'un dönüşümüne şahitlik ediyoruz. Okuması akıcı, yer yerde şiirsel bir kitaptı. Ancak kitapta bir derinlik oluşsun diye bekledim ama o kısım bana göre eksik kaldı. Yada ben o konuda fazla beklentiye girdim. Birde zaman zaman Yeşilçam esintileri vardı kitapta. Okuyanlar ne demek isteyeceğimi anlayacaklardır, buna gerek var mıydı emin değilim. Ama her şeye rağmen ben romanı sevdim. Göçmen olan Cyrus'un tam Amerikalı olamaması, hep o arada kalmışlık hissini ben yeterince hissettim. Birde babası Ali'ye çok üzüldüm, sadece o tavuk çiftliğinde hayatını tüketmesi nedense beni çok üzdü.
Ölüm üzerine farklı bir kitap okumak isteyenlere tavsiyemdir