Palahniuk Kaçaklar ve Mülteciler eserinde, hayatında önemli bir yeri olan Portland’ı tanıtıyor: Şehir ile ilgili efsaneler, hayalet hikayeleri, seks kulüpleri, etkinlikler, festivaller vs.
Aslında temel hatlarıyla bakınca bir gezi rehberi, edebi açıdan okura pek bir şey sunmaz. Ancak bu eser alelade bir gezi rehberinden çok daha fazlasıdır. Çünkü grotesk, yer altı ve mizahi ögeler açısından bakıldığında eser oldukça iyi. Özellikle kitabın sonlarına doğru anlatılan Bağdat Sinema Salonu kısımları, mizahi açıdan doruk noktasına ulaşıyor.
Türe ilginiz varsa okumanızı tavsiye ederim.