Onlar çalar, o sırada kendilerinden de bir şey çalınır, herkes birbirinin huzurunu kaçırır, hepsi karşılıklı zavallı durumuna düşer; yaşamları kazançtan, hazdan ve ruhsal gelişimden yoksundur. Kimse ölümü hesaba katmaz, kimse kendini uzak umutlar beslemekten alıkoymaz...
Yaşlılığın sonuna varan bazıları, gençmiş gibi yeni umutlara kapılarak büyük ve rezil mücadelelerin ortasında zayıflığından ötürü yere çakılır. Bir insanın onca seneden sonra, mahkemede hala tanımadığı bir kalabalığın desteğini kazanmaya çalışıp soysuz davacıların önünde savunma yaparken son nefesini vermesi rezilliktir. Bir insanın, çalışmasından değil de yaşam tarzından ötürü çok kısa sürede yorgun düşüp görev başındayken yıkılıp kalması utanç vericidir. Bir insanın, hesabına para geçirirken ölüp uzun süredir bekleyen mirasçısını güldürmesi utanç vericidir.
Daha dingin, daha güvenli ve daha büyük işlere dön. Tahılın bir sahtekarlıkla ya da nakliyecilerin dikkatsizliğiyle bozulmadan ambarlara boşaltıldığından, yoğun nemden ötürü ısınmadığından ya da dağılmadığından, ölçüsünün ve ağırlığının bozulmadığından emin olmak, Tanrı'nın özünün, istencinin, durum ve şeklinin ne olduğunu, ruhunu nasıl bir kaderin beklediğini, bedenden kurtulduğumuzda doğanın bizi nereye yerleştireceğini, neyin evrenin merkezindeki en ağır cismi desteklediğini, hafif cisimleri havada asılı tutup ateşi en yüksek noktaya çıkardığını, yıldızları kendi rotalarından sapmaya zorladığını ve sonra büyük mucizelerle dolu diğer şeyleri keşfetmekle aynı şey mi sence?
Mutluyken de, sefilken de kaygılanmak için nedenlerimiz olacaktır, yaşam meşguliyetlerle geçip gidecektir. Daima dua edip inziva dileyecek, ama asla onu yaşayamayacağız.