Adı:
Günce
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
219
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394701
Orijinal adı:
Diary
Çeviri:
Funda Uncu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
"Her şey bir otoportre. Her şey bir günce."

Elinizde tuttuğunuz kitap bir günce. Kalemi eline alan kişinin korkularına, sevinçlerine, hüzünlerine yapılan bir yolculuk. Sıradan bir insanın sıradan yaşamı... Belki de sıra dışı birinin zaman zaman peri masalına, zaman zaman kâbusa dönüşen yaşamından kesitler sunan anı parçacıkları. Sahte mücevherlerin ışıltısına kapılan bir kadının öyküsü bu. Komadaki kocasının günbegün çürümesini izleyen, sanat, yaşam ve ölüm üçgeninde sıkışıp kalmış bir kadının. Kimilerine göre basit bir garson, kimilerine göre ise her an bir başyapıt yaratabilecek büyük bir ressam. Anakarayla bağlantısı her an yok olabilecekmiş gibi gözüken Waytansea Adası'nın gizemli öyküsü bu aynı zamanda. 

Her şey başka birinin yaşamın sürdürmeye zorlanarak bireyselliğini yitiren Misty Marie Kleinman'ın güncesinde saklı. Bir tek kişi tarafından yazılmış bir günce bu. Ancak gerek anlatıcı gerek anlatılan hikâye açısından pek çok katman söz konusu.
Chuck Palahniuk, insanın ezeli ölümsüzlük arayışına tüyler ürperten bir bakış atarken, sanatın denetlenemeyen gücüne de saygı duruşunda bulunuyor. Misty'nin güncesini tuvale yansıtırken hiçbir detayı göz ardı etmiyor. Bizler, kimi zaman acımasızca vurulan fırça darbelerini izlerken, geçmiş, şimdi ve gelecek iç içe geçiyor. Ben ve öteki arasındaki ayrım gittikçe silikleşiyor. Gerçek ve hayal arasındaki karmaşık ilişki zihnimizi bulandırıyor. Ve kişisel komalarımızdan çıkıp kolektif bir komaya giriyoruz hep beraber. Kimin kimi kandırdığı belli olmayan bir oyun oynanıyor. Kimin kurban olduğu belli değil. İnsan kendi yazgısını elinde tutabilir mi? Yoksa zalim feleğin elinde oyuncak mıdır? Yalan mı daha gerçek, gerçek mi en büyük yalan, belli değil. Zira Waytansea Adası dört tarafı gerçeklerle kaplı bir yalan...
HERKES KENDİ KİŞİSEL KOMASINDA!!

Çocukken Yunan Tanrı’larının gerçek olduğuna inanırdım,Allah’ın bizim, Yunan Tanrı’larının Yunanlıların olduğunu sanırdım çocukluğum boyunca, ta ki okulda hepsinin mitolojik hikaye ,efsane olduğunu öğrene kadar, kabul ediyorum büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Son ansiklopedi okuyan nesil olmanın avantajlarından biri de, şimdilerde bir tık uzağında ki bilgiye erişmeye üşenirken, o zaman öğrendiğin ne varsa kitabın kokusundan mı,dokusundan mı bilmiyorum bilginin zihinde pırıl pırıl kalıyor olması. Oidipus,Poseidon,Ares,Medusa,Zeus, Hades,Athena hepsi benim çocukluğumun kahramanları.Ve bana göre hepsi ölümsüz.

Dünyaya maalesef kazık çakamıyoruz arkadaşlar burda bi anlaşalım önce. Olsa olsa en fazla bir iki çam fidanı,bir iki limon Selvi bırakırız ardımız sıra. Elli bilemedin yüz sene sonra adımızın esamesi bile okunmaz,mezar taşı dışında da anımsayan olmaz.

Peki ya bazıları ölümsüzlüğü buldu desem ne dersiniz? İnsanoğlu yıllar boyunca ,fani olduğunu kanıksadığı bu hayatın sonunda kendinden yüzyıllar sonra bile, söz konusu edilmesini sağlayacak şeylerin peşinde koşuyor.
Van Gogh ,Beethoven, Frida, Shakespeare, Atatürk , Nietzche, Dostoyevski ,Tolstoy , Tarkovski , Sigmund Freud , Stephan Hawking, Einstein ,Che hepsi ölümsüzlüğü bulmuş kişiler bana göre. Hepsinin bu dünyadan göçüp gitmeden yeryüzüne bıraktığı savunduğu bir fikri, bestelediği bir şarkısı ,yazdığı bir kitabı, çizip boyadığı bir tablosu, uğruna savaştığı idealleri, insanları aydınlatmak gibi gayeleri vardı. Nitekim bundan 300-500 belki 1000 yıl sonra onları hala milyonlar tanıyor olacak. Çünkü hemen herkes bu dünyaya kendi imzasını bırakmak istiyor, kimi kendisine benzeyen bir çocuk doğurarak, kimi pastoral bir şiir yazarak ama Chuck abi’nin de dediği gibi ;

“Hepimiz kendimizi anlatmak istiyoruz.
Hiç kimse unutulmak istemiyor”

Ve sadece kayıtlarda bulunması açısından söylüyorum;
“Herkes kendi kişisel komasında.”

Ölümsüzlüğü aramak için yollara düşen Lokman hekim gibiyiz, vitesi biraz daha yükseltip günümüze geliyorum ,sosyal medya hesaplarında ki binlerce taşlaşmış an, yüzlerce yaşanmadan yaşanıyormuş gibi yapılan ,teğet geçilen hayat. Sürekli beğenilme, unutulmama,takdir görme arzusu ,büyük kaos.

Demem o ki ,ölümsüz olmak o kadar da zor değil. Görmeyeceğim bir ölümsüzlüğün bana ne yararı var derseniz boşverin, ölümsüz olmak istiyorsanız da zaten göremeyeceksiniz yine boşverin. Ne diyordu bir film sahnesinin girişinde ki replikte ;

“Hayat asla sahnelenemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibaret! “

Chuck Palahniuk’un okuduğum 4. Kitabı ve en beğendiğim kitabı diyebilirim. Kitap sürekli bir Flashback halinde , iki satırda bir geçmiş gelecek yer değiştiriyor, yazarın diline artık aşina olduğum için pek zorluk yaşamadım ama yeni başlayacak arkadaşlara önerim Chuck Palahniuk okumaya Görünmez Canavarlar ile başlamaları yönünde. Kitaba puanım on üzerinden on (sana puanım on kanka \w/ ) Keyifli okumalar diliyorum,tabi mümkünse :)
Bu kitabı çok sevdiğim 1 sanatçının 1 şarkısını dinledikten sonra keşfettim.
Çağrı Sinci'nin Ev Yapımı Ölümsüzlük şarkısı: https://www.youtube.com/watch?v=EqcfL5OurSo
Şarkının ismi çok ilgimi çekmişti altında bir hikaye aradım ve Günce kitabından bir alıntı olduğunu öğrendim.
Daha sonra kitabı buldum ve okumaya başladım.
Öncelikle şunu belirteyim, kitabın dili çok ağırdı.
Yeni okumaya başlayan biri bu kitabı hayatta okuyamaz 10. sayfada bırakır, belli bir geçmişiniz olmalı kitap konusunda.
Kitabın verdiği mesajlar gerçekten çok vurucu.
Ben kitabı genel itibariyle beğendim.
Bir yeraltı edebiyatı kitabı ve normal bir şekilde çok fazla küfür, nefret, toplum dışı şeyler var.
Ev yapımı ölümsüzlük deneylerim var.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.573 Oy)8.851 beğeni28.782 okunma848 alıntı139.990 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.334 Oy)19.095 beğeni43.494 okunma3.032 alıntı183.394 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.430 Oy)3.928 beğeni13.007 okunma1.221 alıntı53.137 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.036 Oy)6.384 beğeni16.863 okunma2.754 alıntı86.260 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.487 Oy)7.893 beğeni21.428 okunma4.024 alıntı129.732 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.310 Oy)9.272 beğeni25.703 okunma1.836 alıntı119.070 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.476 Oy)8.059 beğeni22.850 okunma844 alıntı90.062 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.917 Oy)8.870 beğeni26.391 okunma2.671 alıntı115.081 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.365 Oy)3.464 beğeni10.542 okunma5.312 alıntı95.777 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.742 Oy)13.448 beğeni34.615 okunma3.422 alıntı146.425 gösterim
Ünlü olmayan ressam Misty Kleinman, kafasındaki travmaların oluşum süreçlerini ve sebeplerini bir bir yazıyor 'Günce'ye ve Waytansea adasının tarihini ve de adanın faşist sakinlerini.
Kitabın sonundaki not, hikayenin gerçek bir olaydan esinlenildiğini düşündürüyor okuyucuya, böylelikle okuyucu da kitabın yazılma amacı diye bir yığın kuramlar kuruyor kafasında, sırf bu not yüzünden; en azından bu bende böyle oldu...
Psikolojik, zaman zaman da nevrotik içerikli bu günceyi okumanızı tavsiye ederim, güzeldir...
İyi okumalar...
Kitabı daha bitirmedim ama hakkında bişeyler yazmadan da duramadım. Fight club filminin bağımlısıydım, sonradan bu filmin bir kitaptan esinlendiğini öğrendim. Chuck Palahniuk' a bu sayede ulaştım. yazarın ilk okuduğum kitabı GÜNCE oldu.
Kitabı anlamak ilk başlarda zor geldi ama uzun bir aradan sonra tekrar elime aldım. sakin bir kafayla okudum.
Baş karakter Misty ve onun intihara girişen ve beceremeyen yatalak kocası....
Hayalleri olan bir kadın. Yanlış seçimleri yüzünden hayatı mahvolan bir kadın.
Aynı zamanda yetenekli bir ressam.
Tekdüzelikten sıkılmış, istediği hayata kavuşamamış zavallı kadın. Kocasının,annesinin, kızının, bütün yükünü omuzlarında taşıyan bir zavallı.
WAYTANSEA adasına tıkılıp kalmış,istemediği halde çoçuğu olmuş zavallı.
Kocası olur da komadan uyanırsa diye annesinin zorlamasıyla tuttuğu GÜNCE...
Elimden gelse bu kitaba sonsuz yıldız verirdim. Hayatımda beni bu kadar derinden etkileyen ve bu kadar içime içime işleyen bir kitap daha okumadım. Kitabın içindeki kurgudan çok, size hissettirdikleri sizi kitaba bağlıyor ve yutkunarak okuyorsunuz adeta. Her şeyiyle mükemmel.. Misty, seni seviyorum.
Belkide insanların sevdikleri şeyi yapabilme riskini göze alabilmek için gerçekten acı çekmeleri gerekiyordur.
.. bizim dünyamızı çalıp, batırdığınız dünyanın yerine koyamayacaksınız...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günce
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
219
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394701
Orijinal adı:
Diary
Çeviri:
Funda Uncu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
"Her şey bir otoportre. Her şey bir günce."

Elinizde tuttuğunuz kitap bir günce. Kalemi eline alan kişinin korkularına, sevinçlerine, hüzünlerine yapılan bir yolculuk. Sıradan bir insanın sıradan yaşamı... Belki de sıra dışı birinin zaman zaman peri masalına, zaman zaman kâbusa dönüşen yaşamından kesitler sunan anı parçacıkları. Sahte mücevherlerin ışıltısına kapılan bir kadının öyküsü bu. Komadaki kocasının günbegün çürümesini izleyen, sanat, yaşam ve ölüm üçgeninde sıkışıp kalmış bir kadının. Kimilerine göre basit bir garson, kimilerine göre ise her an bir başyapıt yaratabilecek büyük bir ressam. Anakarayla bağlantısı her an yok olabilecekmiş gibi gözüken Waytansea Adası'nın gizemli öyküsü bu aynı zamanda. 

Her şey başka birinin yaşamın sürdürmeye zorlanarak bireyselliğini yitiren Misty Marie Kleinman'ın güncesinde saklı. Bir tek kişi tarafından yazılmış bir günce bu. Ancak gerek anlatıcı gerek anlatılan hikâye açısından pek çok katman söz konusu.
Chuck Palahniuk, insanın ezeli ölümsüzlük arayışına tüyler ürperten bir bakış atarken, sanatın denetlenemeyen gücüne de saygı duruşunda bulunuyor. Misty'nin güncesini tuvale yansıtırken hiçbir detayı göz ardı etmiyor. Bizler, kimi zaman acımasızca vurulan fırça darbelerini izlerken, geçmiş, şimdi ve gelecek iç içe geçiyor. Ben ve öteki arasındaki ayrım gittikçe silikleşiyor. Gerçek ve hayal arasındaki karmaşık ilişki zihnimizi bulandırıyor. Ve kişisel komalarımızdan çıkıp kolektif bir komaya giriyoruz hep beraber. Kimin kimi kandırdığı belli olmayan bir oyun oynanıyor. Kimin kurban olduğu belli değil. İnsan kendi yazgısını elinde tutabilir mi? Yoksa zalim feleğin elinde oyuncak mıdır? Yalan mı daha gerçek, gerçek mi en büyük yalan, belli değil. Zira Waytansea Adası dört tarafı gerçeklerle kaplı bir yalan...

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • malefizz
  • önemsiz biri
  • Emrah Atsiz
  • Ufuk
  • Eylül Karagülle
  • Batuhan Oğuz
  • Arif kılınç
  • Kış Güneşi
  • Marcus Talih
  • Züleyha

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%3.4
18-24 Yaş
%24.1
25-34 Yaş
%34.5
35-44 Yaş
%31
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.9
Erkek
%46.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.6 (8)
9
%18.9 (7)
8
%27 (10)
7
%24.3 (9)
6
%5.4 (2)
5
%2.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0