Adı:
Tekinsiz
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395500
Orijinal adı:
Haunted
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Yazarların İnzivası: Üç Aylığına Hayatınızı Terk Edin.

Ortadan kaybolun. Sizi başyapıtınızı yaratmaktan alıkoyan her şeyi geride bırakın. İşinizi, ailenizi ve evinizi; tüm bu sorumluluklarınızı ve dikkatinizi dağıtan şeyleri üç aylığına askıya alın. İşinize tam anlamıyla odaklanmanızı sağlayacak bir ortamda, kafa dengi insanlarla birlikte yaşayın. Katılmaya hak kazananlar için kalacak yer ve yemek bedavadır. Profesyonel bir şair, romancı veya senarist olarak yeni bir gelecek kurma şansını yakalamak için hayatınızın küçük bir bölümüyle kumar oynayın. Çok geç olmadan, hayalini kurduğunuz hayatı yaşayın. Yer çok sınırlıdır.

Her şey yukarıdaki ilanla başladı. Bunun yazarların inzivası olması gerekiyordu. Güvenli ve huzurlu bir yer olacaktı. Meğer öyle değilmiş. Birbirimize isimler verdik. Leydi Çöpçü, Ajan Fitneci, Aziz Bağırsaksız gibi. Hatalarımıza, suçlarımıza, günahlarımıza istinaden uydurduğumuz isimlerdi bunlar. Anlatacak birbirinden korkunç, kafa karıştıran, mide bulandırıcı hikâyelerimiz vardı. Ancak en korkunç hikâye, bizi bir araya toplayan adamın birer kurbanı olduğumuzu anladığımızda yazılmaya başladı. Ve biz parıltılı "şöhretler" dünyasına kapağı atmak adına tırnak sökmeyi, penis kesmeyi, insan pişirip yemeyi bile göze aldık; ama artık çok geçti...
464 syf.
·7 günde·7/10
Chuck'un şu ana kadar okuduğum en kötü kitabıydı. Yazı dili ve tekniği yine başarılı. Yarattığı karanlığı hissettirme başarısı yine çok çok iyi ve bunlar 10 üzerinden 7 almasına yetip de artıyor bile. Ancak hikayeler kabul etmesi zor bir hal almış. İnsanların imkansızlık anlarında neler yapabileceklerine değinmek istemiş ancak içe işleyen olay örgüleri yok. Okurken bazı bazı "yok artık" derken buluyorsunuz kendinizi bu da kitaptan başınızı kaldırıp etrafa baktığınızda kitaba geri dönme isteğinizin önüne geçiyor. Kendinden çok kolay soğutabilen bir kitap Tekinsiz. Sonuna kadar okuyabilirseniz sadece iyi bir kitap okumuş olursunuz ancak güzel bir kitap mı? Bence tartışılır. Edebiyat aşığıysanız anlatım ve teknik sizi tatmin edecektir. Fakat hayatınıza dokunacak bir kitap okumak istiyorsanız bu kitap adı gibi: Tekinsiz.
464 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Hayatımda okuduğum en enteresan kitaptı Tekinsiz. Hem merak edip okuyorum hem de arada durup noluyor yahu diyorum. Yazardan da okuduğum ilk kitaptı o yüzden epey sürpriz oldu bana. Zaten kitabı merak etmem de bir instagram canlı yayınında olmuştu. Benim için kurdeleli paket gibi kitap oldu.

Kitabı benim için merak ettiren kesinlikle dinlediğim kişilerin bahsettikleriydi. Sonradan zaten hemen sipariş verdim. Bir grup insan hayatlarında en önemli başyapıtı yazabilmek adına üç aylığına ortadan kayboluyorlar. Arkalarında hiçbir şey bırakmıyorlar. Yani kayıplar mı, öldüler mi bilemezsiniz. Biz tabii ki biliyoruz, biz onlarla birlikte bu yolculuğa çıkanlarız. Yolculuk ki ne yolculuk... Ancak kitabı ilginç kılansa kişilerin hikaye oluşturma çabaları. Kendi hikayelerini anlatarak ‘ünlü’ olacakları dünya için yapabileceklerinin sınırları ya da sınırsızlığı.

Yeraltı edebiyat olarak bahsediliyor her yerde kitap için. Yazarın da aslında en beğenilen kitabı değilmiş, herkes çok daha iyileri olduğundan bahsetmiş. Tabii yine bende bir merak duygusu. Kitap komplike olduğu için ve bu tür hakkında fazla bilgim olmadığı için sadece bende uyandırdığı duyguları yazabilirim. Diğer kitaplarını okuduğumda belki daha iyi olduklarını görür fikrimi değiştirebilirim ancak şu an ben gayet de sevdim. Bambaşka bir dünya oldu benim için, hoşuma gitti. İnsanların dikkat çekmek adına yapabilecekleri korkunçluk tüylerimi ürpetti. Yazardan devam edeceğim kesin diyebilirim.

Herkese iyi okumalar dilerim.
464 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tuhaf bir hikayeler dünyası yok yok sırlar dünyası yok yok garıplikler le dolu olaylar zinciri yada zincirleme olaylar kazası .okurken ne kadar abartılı gelse de merak ediyor insan .ama bazı satırlar vardı ki alıntı olarak paylaşınca beni anlıyacaksınız .
bu saatten sonra gidip acıklı aşk kitabı okuyup umarsızca mı yaşayayım .boş boş şeyleri takıp başkalarına mı üzüleyim ....
yok ben yeraltı edebiyatı trenine binip gidiyorum .
Belkide yapmamız gereken budur
İnzivaya cekilip yazmak sadece yazmak
Belki o zaman kurtulurdu ruhlarımız yükten
464 syf.
·Puan vermedi
Her insan bir hikayeye ihtiyaç duyar.
Başkalarının dinlemek isteyeceği, ilginç bulacağı, önemseyeceği bir hikaye.
Kendini haklı çıkaracağı, tüm yaşananları bir sebebe dayandırabileceği, anlam yaratabileceği bir hikaye. Yarattığı anlama kurban olunacak bir hikaye.
Bir kahramanlık öyküsü.
Oysa herkesin bir hikayesi vardır zaten. Ama bazıları hikayedeki rolünden hoşnut değildir. Kimileri hikayelerinin kitap olsa milyonlar satacağını düşünürken, kimileri yeni bir hikaye yaratabilmek için yollara koyulur.
Kimsenin dinlemediği bir hikaye aslında yoktur onlara göre.

Herkes bir izleyiciye ihtiyaç duyar.
Onu izleyecek değerli bulacak, önemseyecek hak verecek. Bazıları için bir kişi yeterlidir, bazılarına onlarcası yetmez. Bazıları sevilmeyi umarken, bazılarına tanınmak bile yeter, nasıl tanındığı önemli olmandan. Kişinin tatmin edemediği ihtiyaçlarıyla yol alır arzuları.

Güzellik yarışmalarını, Guinness rekorlar kitabını, porno sektörünü, çoğu zaman tv sektörünü, başlangıcında değilse de son dönem web sözlük oluşumlarını ayakta tutan en önemli şey, insanoğlunun içindeki önemsenme, tanınma, arzusudur.

İzlenebilme ihtimalleri arttıkça, izlenebilme arzusu daha da artıyor. Doyumsuz bir arzu bu. Ne kadar çok insanın hayatında görünüyorsanız, facebookta ne kadar arkadaşınız, twitterda ne kadar takipçiniz varsa, o kadar çok başkasının hayatı üzerinde etkiniz olduğunu düşünüyor bunu güç sanıyorsunuz.

İşte Chuck Palahnıuk'un Tekinsiz isimli romanının konusunun temelinde yatan bu arzu.
Bir grup insan, gördükleri bir ilan üzerine, büyük bir edebi eser yaratma arzusuyla herşeylerini bırakıp 3 aylığına inzivaya çekilmek için bir adamın peşine takılırlar. Fakat gittikleri yerde, yeni özgün bir eser yaratmaktan çok, kendi hikayelerine kendi acılarına yoğunlaşırlar. Geçmişte yaşadıkları acıların hesabını sorabilecek bir hedef bulamamaları, onları kurgulanacak yeni acılar yaratmaya, üstüne yükleyip bedelini ödetebilecekleri yeni hedefler bulmaya yöneltir.
Ve anlatabilecekleri bir hikayeyi yaşayarak yaratabilmek için, biraz ün, biraz para, bir anlam için insanlıklarının sınırlarını zorlamaya başlarlar. Kurgulanmış bir drama yaratmak isterken, dramın kendisi olurlar. Sahte bir gerçeklik, bir simülasyon evreni yaratmaya çalışırken, yaşadıkları gerçeğin kendisine, simulakra dönüşür.
Hikaye eski bir tiyatro binasında geçiyor, kurgulanan evrenler konusu için mükemmel bir gönderme. Kitabın içinde kitle iletişim araçlarının yarattığı anlamların etkisine, bbg evlerine, aynı zamanda hem öğretilip hem çarpıtılan ahlak anlayışlarına mükemmel göndermeler var.
Kitap üçerli bölümlerden oluşuyor; bir kahramanın tiradı, kendi hikayesi ve ana bölüm, diğer bir kahramanın tiradı, kendi hikayesi ve ana bölüm şeklinde. Farklı ve zorlayıcı hikayeler bütünü. Zorluyor çünkü, hayatınızda hiç düşünmediğiniz sorular, şahit olmadığınız şeyler okuyorsunuz. Kimi hikaye tiksindiriyor, kimi hikaye sarsıyor. Kitabın genelinde kelimenin tam anlamıyla bir tekinsizlik hakim. Hikayenin akla zarar yaratıcılığıyla beraber kitabın kurgusu, detayların başarısı, betimlemelerin etkisi, tiradların şiirselliğiyle, Tekinsiz tam anlamıyla bir başyapıt.
Son olarak İftira Kontu'nun şiirinden bir kaç mısra:

"Gömleğinin cebinde her kelimeyi kaydeden kayıt cihazının küçük kırmızı ışığı yanıp sönüyor,
Kont "Kim daha aptal? diye sorarken.
Hayata yeni bir anlam katmayı reddeden muhabir mi?
Yoksa bunu isteyen,
Bir yabancının kelimeleriyle sunulmuş bu anlamı kabul etmeye hazır
bekleyen okur mu?"
464 syf.
·8/10
Her zaman popüler kültüre karşı olan yazar bu kitabında da şöhret olmak uğruna insanların her şeyi göze alabileceğini anlatmış ancak bence biraz fazla abartmış. Yeraltı edebiyatıni seven biri olmama rağmen bazı bölümleri bana bile ağır geldi kan donduran cinsten. Ele aldığı konu ve kurgusu güzel ancak diğer kitaplarına göre biraz zayıf kalmış .
464 syf.
·7/10
Yeraltı edebiyatıda olsa yer yer abartılı bence ama insanların zor durumda kaldıklarında neler yapabilecekleri,yani insan doğasının özünü yazar güzel betimlemiş bence..
464 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Biraz abartılı olması dışında her zamanki gibi okuma keyfi sunan bir kitap sunmuş Palahniuk. Zaten belli bir tanınırlık oranına ulaşan yazarların sipariş üzerine piyasa işleri yapmasına alışkınız lakin Palahniuk gibi yeraltı edebiyatı yazarları bunu yapınca inandırıcılıkları pek kalmıyor da diyebiliriz.
464 syf.
·Puan vermedi
Chuck'un henüz iyi değil diyebileceğim tek bir kitabı bile olmadı. Tekinsiz'de de yine kasıp kavurmuş. Hele ki Adem ve Havva ile son hikayeyi bitirmesi muhteşem.
464 syf.
·9/10
Chuck palahniuk, yine her zamanki sarsıcılığıyla karşınızda. Gösteri peygamberi’nden sonra en sevdiğim ikinci kitabı oldu Tekinsiz. İnsanoğlunun neler yapabileceğini iliklerinize kadar hissedeceğiniz, akıcı aynı zamanda etkileyici bir roman olmuş. Yeraltı edebiyatının bu sahici çirkinliğini seviyorum, siz de seviyorsanız tekinsiz kütüphanenizde mutlaka olmalı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tekinsiz
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395500
Orijinal adı:
Haunted
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Yazarların İnzivası: Üç Aylığına Hayatınızı Terk Edin.

Ortadan kaybolun. Sizi başyapıtınızı yaratmaktan alıkoyan her şeyi geride bırakın. İşinizi, ailenizi ve evinizi; tüm bu sorumluluklarınızı ve dikkatinizi dağıtan şeyleri üç aylığına askıya alın. İşinize tam anlamıyla odaklanmanızı sağlayacak bir ortamda, kafa dengi insanlarla birlikte yaşayın. Katılmaya hak kazananlar için kalacak yer ve yemek bedavadır. Profesyonel bir şair, romancı veya senarist olarak yeni bir gelecek kurma şansını yakalamak için hayatınızın küçük bir bölümüyle kumar oynayın. Çok geç olmadan, hayalini kurduğunuz hayatı yaşayın. Yer çok sınırlıdır.

Her şey yukarıdaki ilanla başladı. Bunun yazarların inzivası olması gerekiyordu. Güvenli ve huzurlu bir yer olacaktı. Meğer öyle değilmiş. Birbirimize isimler verdik. Leydi Çöpçü, Ajan Fitneci, Aziz Bağırsaksız gibi. Hatalarımıza, suçlarımıza, günahlarımıza istinaden uydurduğumuz isimlerdi bunlar. Anlatacak birbirinden korkunç, kafa karıştıran, mide bulandırıcı hikâyelerimiz vardı. Ancak en korkunç hikâye, bizi bir araya toplayan adamın birer kurbanı olduğumuzu anladığımızda yazılmaya başladı. Ve biz parıltılı "şöhretler" dünyasına kapağı atmak adına tırnak sökmeyi, penis kesmeyi, insan pişirip yemeyi bile göze aldık; ama artık çok geçti...

Kitabı okuyanlar 213 okur

  • Hande Erbil Doluca
  • Merve Keleş
  • Mone Burcu
  • Tülay
  • Cem Toraman
  • Nurcan Şeyma
  • Can Eren
  • mete bleda ünal
  • Volkan
  • Alev Açıl Avanoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.8
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.4
25-34 Yaş
%26.9
35-44 Yaş
%53.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.4
Erkek
%51.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.2 (9)
9
%13.2 (9)
8
%30.9 (21)
7
%23.5 (16)
6
%8.8 (6)
5
%4.4 (3)
4
%1.5 (1)
3
%1.5 (1)
2
%1.5 (1)
1
%1.5 (1)