·68 syf.····Okunma: 26 Ekim 2025 17:24 Takıntı kısa ama etkileyici bir kitap. Toplamda iki öyküden oluşuyor: “Takıntı” ve “Ameliyathane”. İlk sayfalardan itibaren insanın içine işleyen bir atmosferi var; sanki uzak, sisli bir Japon kasabasında yalnız kalmışsın gibi bir his. Kyoka’nın dili sade ama derin; az kelimeyle çok şey anlatabiliyor.
“Takıntı” öyküsü psikolojik gerilim ve doğaüstü temaları harmanlarken, “Ameliyathane” insan bedenine, tabulara ve gizeme odaklanıyor. Her iki hikâyede de Japon kültürünün geleneksel havası ile modernleşme sancıları hissediliyor.
Yine de herkesin seveceği türden bir kitap değil. Korku öğeleri daha çok sembolik; bu yüzden yüksek tempolu, kanlı bir korku beklentisiyle okuyanlar için hayal kırıklığı yaratabilir. Bazı yerlerde olaylar açıkça çözülmüyor, bu da kimi okurlara eksik gelebilir. Ama ben tam tersine bu gizemli, eksik bırakılmış havasını sevdim. Kısalığına rağmen insanı düşündüren, rahatsız eden, ama aynı zamanda edebi olarak doyuran bir eser. Kısacası “Takıntı”, kısa bir okuma arayan ama derin anlamlar peşinde olanlar için kısa ama tatlı bir deneyim.