Roman, daha adından itibaren okuru dürtüyor. Sert, sarsıcı, hatta provokatif bir isim bu. Okurda güçlü bir merak uyandırıyor. O iki kelime, romanın hem anlamını hem de tonunu önceden fısıldıyor. Yazar okuru fazla bekletmeden doğrudan olayın içine çekiyor. Tayfun’un gördüğü bir sahneyi yanlış yorumlayarak annesine sarf ettiği sözler anlatının hem omurgasını hem de döngüsünü kuruyor.
Melek Anne’yle tanışmamız, ailenin ona duyduğu neredeyse dinsel bir hayranlıkla başlıyor. “Ona itiraz edilemez, onun gururu geçilemez, kendinden ışıklı gözleri vardır, kulaklara küpe olacak sözleri vardır...” diyerek takdim ediyor bize karakterni Sezgin Kaymaz. Fakat kısa bir süre sonra bu hayranlığın aslında hiçbir şey olduğunu anlarız. Çünkü bir figür yaklaşmaktadır, öyle biri ki sayfaya adım atmadan ona olan ilgiyi, tutkuyu okuruz. O hem günah hem sevap, hem dinin kendisi hem dinsizlik, hem rock müzik hem tasavvuf, hem jelibon hem döner. Çocukken izlediğim Superman jeneriğini anımsatır bu giriş: “O bir kuş mu? O bir uçak mı?” derken cevap gelir, “Hayır, o Superman!” Kaymaz da benzer bir dramatik etkiyle, “ışık” kelimesinde karar kılar. Gelen kişi insandır: Kerem.
Romanın ilerleyen bölümlerine tasavvufî bir sözle bismillah deriz. Fakat bu başlangıçlar hiç güvenli değildir; bir anda karşımıza bilimkurgu unsurları da çıkabilir, gerçeküstü bir atmosfer de. Rota kimi zaman korkuya, kimi zamansa gizeme döner. Derken bir aydınlanma yaşarız; meğer mesele, hiçbiri değilmiş.
All You Zombies ve Los Cronocrímenes’le aynı derdin mustaribiymiş roman. Yazarın “birazdan sizi çok şaşırtacağım” havasıyla uzattığı anlatı, vadedilen büyük finali erkenden ele veriyor. Zaman döngüsü gibi zor bir konuyu bilime hiç bulaşmadan, araştırmaya dayanmadan anlatmayı seçmiş yazar.
Sonunda Geber Anne, anne-oğul, pişmanlık-ısrar, af-özür, yaşam-ölüm, aşk-nefret...
Yok yok, o bir Sezgin Kaymaz kurgusu.
Eser, kendini okutmayı başarıyor çünkü yazarın dili okuru sürüklüyor; cesareti ise göz ardı edilemez. Rahatsız edici olabilecek temaları bile şiirsel bir incelikle anlatıyor.