Geber Anne!..

Sezgin Kaymaz
Tasarımcı:
Suat Aysu
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
365
Basım Tarihi:
Temmuz 2013
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
ISBN:
9789754706475
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zamanda Bilimsiz Dönelim
5/10
·365 syf.··
2025 281. kitabı
Roman, daha adından itibaren okuru dürtüyor. Sert, sarsıcı, hatta provokatif bir isim bu. Okurda güçlü bir merak uyandırıyor. O iki kelime, romanın hem anlamını hem de tonunu önceden fısıldıyor. Yazar okuru fazla bekletmeden doğrudan olayın içine çekiyor. Tayfun’un gördüğü bir sahneyi yanlış yorumlayarak annesine sarf ettiği sözler anlatının hem omurgasını hem de döngüsünü kuruyor. Melek Anne’yle tanışmamız, ailenin ona duyduğu neredeyse dinsel bir hayranlıkla başlıyor. “Ona itiraz edilemez, onun gururu geçilemez, kendinden ışıklı gözleri vardır, kulaklara küpe olacak sözleri vardır...” diyerek takdim ediyor bize karakterni Sezgin Kaymaz. Fakat kısa bir süre sonra bu hayranlığın aslında hiçbir şey olduğunu anlarız. Çünkü bir figür yaklaşmaktadır, öyle biri ki sayfaya adım atmadan ona olan ilgiyi, tutkuyu okuruz. O hem günah hem sevap, hem dinin kendisi hem dinsizlik, hem rock müzik hem tasavvuf, hem jelibon hem döner. Çocukken izlediğim Superman jeneriğini anımsatır bu giriş: “O bir kuş mu? O bir uçak mı?” derken cevap gelir, “Hayır, o Superman!” Kaymaz da benzer bir dramatik etkiyle, “ışık” kelimesinde karar kılar. Gelen kişi insandır: Kerem. Romanın ilerleyen bölümlerine tasavvufî bir sözle bismillah deriz. Fakat bu başlangıçlar hiç güvenli değildir; bir anda karşımıza bilimkurgu unsurları da çıkabilir, gerçeküstü bir atmosfer de. Rota kimi zaman korkuya, kimi zamansa gizeme döner. Derken bir aydınlanma yaşarız; meğer mesele, hiçbiri değilmiş. All You Zombies ve Los Cronocrímenes’le aynı derdin mustaribiymiş roman. Yazarın “birazdan sizi çok şaşırtacağım” havasıyla uzattığı anlatı, vadedilen büyük finali erkenden ele veriyor. Zaman döngüsü gibi zor bir konuyu bilime hiç bulaşmadan, araştırmaya dayanmadan anlatmayı seçmiş yazar. Sonunda Geber Anne, anne-oğul,
1000Kitap
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
Sezgin Kaymaz dünyası diye bir yer var…
7/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 17:16
Geber anne ! İsmi biraz rahatsız edici evet. Ben bir Sezgin Kaymaz hayranı olarak bu kitabını okumayı isminden dolayı sürekli erteledim :) 17 yaşında Tayfun doğum günün de annesini bir adamla yakalıyor ve “Geber Anne!” diyor. İsmi burdan geliyor. Annesi aynı gün intihar ediyor ve Tayfun içinden çıkamadığı bir girdaba giriyor. Tâ ki Kerem kapısına gelene kadar… Kerem karakterini sevemedim. Çok itici geldi bana. Yazar; zaman-rüya-gerçek-yaşam-ölüm-sevgi-nefret gibi duyguları fantastik bir kurguyla işliyor. Ancak ben diğer kitaplarından aldığım tadı alamadım bu kitapta. Fazlasıyla karmaşık ve tekrara düşülmüş. Sezgin Kaymazın çoğu kitabını çok çok severek okudum. Ancak bu kitapta arada kaldım biraz. Şunu söyleyebilirim; Sezgin Kaymaz kalemiyle tanışma kitabı olmamalı Geber Anne!..
İnceleme
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
6/10
·365 syf.··
2016 243. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2016 12:46
"Geber Anne!" Ne garip bir kitap ismi değil mi? İnsan kitabı alırken dahi yanlış bir şeyi eline alıyormuşçasına suçluluk duygusuna kapılmadan edemiyor. Zira söz konusu anneler olunca, bu sözün şakası bile insanı ürpertmeye yetiyor. Bu yüzden 'Geber Anne' dedirtecek olaylar silsilesini merak edip alınan bu kitap, ne yazık ki annelerin görmemesi için kitaplığın en kuytu köşesinde yer bulacak sanırım kendisine. :) Sezgin Kaymaz'ın taze okuyucularından biri olarak tek kitap ile yazarı harcamak değil niyetim fakat kitabın beklentimi karşılamadığı da aşikâr. İsmailoğulları ailesinin hikâyesini anne olgusu üzerinden anlatan bir eser var karşımızda. Ailenin gözbebeği olan mükemmel bir anne.. Gerçi herkesin annesi kendisine göre mükemmeldir fakat eğer bu denli mükemmel kabul edilen bir anne büyük bir suç işlediği düşünüldüğü için bir anda gözden düşüyorsa işte o zaman her şey alt üst olur. Düşünüldüğü için diyorum çünkü bazen hatta çoğu zaman hayatta her şey göründüğü gibi olmuyor ne yazık ki. Görünen olaylar, gerçek olana birer perde olabiliyor kimi zaman. Yüzeyde var olan özü yansıtmıyor fakat hüküm görünene göre veriliyor. Işte kitaptaki olaylar da okuyucuya tam olarak bu mesajı veriyor. Her gördüğüne inanma, özüne bir bak, araştır bakalım derununda neler var, sonra hükmünü ona göre ver diyor her fırsatta yazar. Aslında yaşadığımız hayatta sıkça unuttuğumuz bir meziyet ve çokça yaptığımız bir hatayı belirtmesi bakımından kitabın bu yönünü sevdim. Sevmediğim tarafina gelince, eserde anlatılan bu olaylar ilerleyen sayfalarda zamansızlık kavramı üzerine oturtuluyor. Yani yazar, zaman diye bir şeyin olmadığını ve bunun beynimizin bir oyunu olduğunu ileri sürerek olayları bağlamaya çalışıyor. Haliyle okurken insan kendini zihni bir kargaşa içinde bulduğundan olayları sağlam bir
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
10/10
·365 syf.··
2019 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2019 00:00
Sezgin Kaymaz okurken çok eğleniyor, düşünüyor, sorguluyor ve hüzünleniyorum. Bu kitabı anlatmaya çalışsam anlatamıyorum, yazsam yazamıyorum. Baştan sona heyecanı yüksek, merak uyandıran, bol empati yaptıran bir kitap yazmış yazarımız. geçmiş ,gelecek, şimdiki zaman... Boyutlarda yaşam, ölüm, rüya... gibi bir çok konuya farklı bakış açıları getiren romanda, sonuna kadar ne olduğunu anlayamayabilir hatta ve hatta kitap bitince bile hala kafanızda soru işaretleri kalmış olabilir. Siz iyisi mi okumak için acele edin! Kün ile başlayan yolculuğum Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir, Bakele ve Geber Anne ile devam etti. Kün bana iyi bir referans oldu, diğerleri çıtayı yüksek tutmaya devam etti. Heyecanla yeni kitabını okumayı bekliyorum. İçinde bol bol aşkı sorguladığı bölümler vardı. Bunun akabinde Mevlana ve Şems-i Tebrizi'nden alıntılar yapması da ayrıca çok hoş bir detaydı.
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
8/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2017 204. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2017 16:22
Canım Sezgin Kaymaz kitabı biraz fazla uzun tutsa da yine akla gelmeyecek güzel bir konu koymuş önümüze. Tabi bunu 1998 senesinde yapmış ki biz tembelliğimizden okumamışız. Fantastik öğelerin fazlalığı akıl karıştıracak diye korkulabilir ilk etapta fakat Kaymaz bunu o kadar ustaca yapıyor ki sanki bir efsane dinliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz okurken. Melek anneyi merak ediyorsunuz, ona çok kızıyorsunuz, nefret ediyor "ne kadar kibirli bir kadın bu" diye nefret kusuyorsunuz. "oh olsun "diyorsunuz -tabi Kaymaz'ın bu kadar güzel bir sona bağlayacağını bilmeden. Sezgin Kaymaz okumaktan hiç pişman olmadım. Hep yazsın hiç durmasın bence.
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
9/10
·365 syf.··
2025 12. kitabı
Sezgin Kaymaz romanı diye bir gerçek var. Bambaşka bir olay örgüsü var. Geber anne baştan sona büyük bir heyecanla okudum elimden bırakamadım. Finalde de oha dedirtti tam da üzerine düşündüğüm konuyu yazması ayrı beni şaşırtmış ve mutlu etmişti. Velhasıl Sezgin kaymaz nerde görürseniz muhakkak okuyun
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2026 19. kitabı
Sezgin Kaymaz abartılması gereken bir yazardır. Her kitabı yurtta ve dış temsilciliklerde ve de mümkünse yavru vatan Kıbrıs'ta kutlanmalıdır. Bu yazarın ilk kitabı sanırım. Ya da yayımlanmış ilk kitabı. Yani ilklerden biri olabilir. Sevilir her türlü. Bu kitap tıpkı diğer Sezgin Kaymaz kitapları gibi insanı düşle gerçek arasında salınmaya bırakıyor. Daha çok gerçeğe yalpa vuruyor insan okurken yine de. Zaman, içinde dolaştığımız ama kaybolduğumuz sanısına kapıldığımız bir ormandır. Bu ormanda tek yol göstericimiz Sezgin Kaymaz olabilir.
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2020 69. kitabı
Merhaba dostlar Çok severek okuduğum Sezgin Kaymaz'la tanışma kitabım olan Geber Anne'yi ne zamandır ikinci kez okumak istiyordum. Nihayet fırsat yaratabildim. Tarih atmamışım ama en az yirmi yıl olmuştur okuyalı. Öncelikle şunu söylemek isterim; kitabı okuyan bazı dostların olumsuz izlenimlerini gördükçe, ikinci kez okuduğumda farklı mı hissederim diye düşünmüştüm. Hiç öyle olmadı. Birçok yerini yine gözlerim dolu dolu, yine tüylerim diken diken okudum. Bir kere Sezgin Kaymaz kitaplarındaki karakterler kimselere benzemez. Canlarının istediği gibi konuşurlar. Ne tam bu dünyadan ne de tam başka dünyadan gibilerdir. Kısaca beklentiniz "normal" olmasın. "Bu kadar da olur mu canım!" demeyin. Kendinizi ihtimallere teslim edin ve okumaya devam edin. Sonuçta neden olmasın yani, de mi? Bu kitap ne anlatıyor derseniz; birbirine âşık bir çift, küçüğü on yedi, büyüğü yirmi dört yaşında iki oğullarıyla mutlu mesut yaşarken herkesin dünyası alt üst olur. On yedinci doğum gününde arkadaşlarının yanından eve erken dönen Tayfun, annesini hiç beklemediği bir vaziyette yakalar. Ve ipler kopar. Bundan sonrası gerçek ile rüya arası olaylar, kişiler, arayışlar, bulmalarla doludur. Rüya nedir, zaman nedir, gerçek diye bir şey var mıdır, iyi-kötü diye bir şey var mıdır, kader neye nedir, aşk ne demektir, sevmek nasıl olur... Bazen hatırlatan, bazen farklı bir açıdan gösteren, bazen şaşırtan muhteşem fikirler, tespitlerle dolu harika bir roman. Tek bir konuda sıkıntı yaşadım. Asıl olayı bildiğim için hep acelem vardı, bir an önce oraya geleyim hissiyle okudum sanki Çok uzun yazdım. Buraya kadar okuyan dostlara teşekkür eder ve Sezgin Kaymaz'la mutlaka tanışmalarını öneriririm. Sevgiyle kalın Not: Bu kitabın yeni baskısı bundan 200 sayfa daha fazla. Eminim Sezgin Kaymaz harika bölümler
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2017 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2017 00:00
Zaman, rüyalar, gerçeklik, güzellik ve aile üzerine ilginç bir hikaye. Başarılı bir kurgu, keyifli bir anlatım. Daha ne olsun :) Yalnız İletişim yayınlarına ve bu kitaba pek de yakışmayan bir kapak tasarımı var maalesef.
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2021 07:48
1998 yılında yazılmış olduğunu görünce şaşırdım. Bilenler için Interstellar filmi, Dark dizisi havasında bir kitap. Konusunu hiç bilmeden başladım boyutlar arasında buldum kendimi. Kurgu güzel, beni tek yoran konuşmaların sürekli tekrar etmesi oldu.
Geber Anne!..Sezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2013894 okunma

Yazar Hakkında

Sezgin KaymazYazar · 17 kitap
Sinop (Erfelek) doğumluyum. 5 yaşıma kadar orada kaldım, babam bizi terk ettikten sonra 5 kardeş, bir de anne Konya'ya taşındık. İlkokulu ve Koleji (O zamanlar Maarif Kolejiydi) Konya'da bitirdim. 1980'de Hukuk okumak için Ankara'ya geldim. Sporla ilişkim okulla olan ilişkime ağır bastığı için üçüncü senemde Hukuk Fakültesinden ayrılıp Hacettepe İngiliz Dil Bilimine geçtim. Son sınıfa kadar okulun en başarılı öğrencilerinden biri olmayı bile becerdim. Son sınıfa dönemlik kaydımı yaptırmaya gittiğim gün Türkçe dersini alttan almam gerektiğini, çünkü çaktığımı söylediler. Ben de sinirlenip son sınıftan terk ettim. O arada öğrenci affı çıktı. 10 sene önce sıkılıp bıraktığım Hukuk Fakültesinin 10 sene önce yüzüne bile bakmadığım derslerine üç ay çalışarak hepsini verdim ve afla geri dönüp yeniden Hukuk öğrencisi oldum. Bir süre sonra sınıf arkadaşlarım işi abartıp bana "Amca" demeye başladıkları için tekrar sıkıldım ve tekrar bırakıp İngiliz Dil Bilimine döndüm. Çok şükür diplomamı aldım.  Spora cirit ve çekiç atarak başladım, daha sonra hentbolü seçip 31 sene boyunca antrenörlük yaptım. Araya sıkıştırdığım spor değil okul oldu her zaman. Bu süreçte Kulüp takımlarının yanı sıra Millî Takımları da çalıştırdım.  1990 senesinde günlük uyku ihtiyacımın 1-2 saati geçmediğini, hâttâ 3 saat uyuduğum zaman ertesi gün akşama kadar baş ağrısı çektiğimi fark ediverdim. Geceleri okumaktan sıkılınca da yazmaya başladım. Çok sevdiğim bir arkadaşım taslaklardan birini İletişim'e sızdırınca da Can KOZANOĞLU bana "yazar" dedi. O günden sonra spor dahil diğer bütün işler "araya sıkıştırılan" işler oldu. Yazmanın bu kadar hoşuma gideceğini bilseydim 31 sene top peşinde koşmazdım. Gerçi şu anda Voleybol Federasyonunda top kovalamaya devam ediyorum ama gecelerin bana kalan birkaç saatlik kısmı var. Orada yazmaya çalışıyorum.