Gönderi

Düşünce bulantıları
Çok enteresan bir durum var, belki sizin de çevrenizde vardır, insanlar eskiden; eksikliklerini, cahilliklerini, kötü yanlarını, lüzumsuz fikirlerini saklarlardı. İnsanlar eskiden kendilerinin farkındalardı, ne olduklarının ne kadar yetkin olduklarının ya da ne olmayıp ne kadar yetersiz olduklarının da ayırdındalardı. Halihazırda günümüzde çok büyük bir farkındalık yoksunluğu söz konusu, mesela karşıdaki kişi hata yapıyor ama göz göre göre hata yapıyor, yüzüne vuruyorsunuz, arsız bir şekilde sanki o hata değilmiş gibi kendini savunabiliyor. İşin acınası kısmı, onun hata olmadığına inanarak savunuyor. :D Ben bunun sebebinin “herkes değerlidir” düşüncesiyle oluştuğunu düşünüyorum. Herkesin değerli olduğu bir yerde herkesin her şeyi de doğal olarak değerlidir. Fakat değer nedir? Değer ortak olarak sahip olduğumuz bir yaşam edimidir. Bizim tek tek ürettiğimiz değil ortak üretip birbirimizle paylaştığımız bir edimdir. Fakat bunu tek tek kişilere indirirsek, ortaya böyle aptal insanlar çıkar ve öyle bir kendini pazarlar ki, siz onu sosyal medyada, dışarıda ya da bir kitabın karakterinde görürken asıl değerleri sorgularsınız. Başkası yerine utanma, umutsuzluğa kapılma duyguları, aslında ortak değerlerden yoksunlaşmamıza ve birbirimize yabancılaşarak paylaşımlarımızı ucuzlaştırmamıza neden olmaktadır. O nedenle tüketiyoruz, üretemiyoruz çünkü üretmek bir değeri ortak yaratmak iken tüketmek tek tek “kendinde değerleri” keşfetmek ve sıkılmaktır. Buradan iş tüketim toplumuna da bağlanır ama neyse onu da endüstri toplumu ile ilgili eleştirimde söylerim. Bu arada bunlar benim fikirlerim ve değerliahdjsjjr şaka şaka, bunlar gözlemlerim ve her zaman tartışmaya açıklardır.
Felsefe-Düşünce
·
2.230 Gösterim
4 Yorum
https://1000kitap.com/gonderi/247296837 benzer isyanlar 😄
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
bunun sebebi olarak içten ve dıştan -dıj güçler🥴- bozunuma uğramamızı gösterebiliriz diye düşünüyorum. her birimiz tabiri caizse orijinalliğimizden koparılmış herkeste tekdüze bir mizah seviyesi, tekdüze siyasi eğilimler… kimsede “orijinali” görmüyorum. buna gittiğini sanan insanlarda ise bir başka kimliğin taklidini görüyorum. kimse kendini gerçekleştirmemiş ve bu kaygı içerisinde de değil, içten içe temeller ise zayıf. tepki vermiyoruz ve “alıştık”. en acısı da bu bundan 5-10 sene önce infial yaratacak olayları günaşırı yaşıyoruz. ve evet tüketiyoruz o kadar çok tüketiyoruz ki herkes sosyal medyada var olma çabasında. bu çabayı sonuçlandırmışların bir kısmı ise önce bisiklet çalıyor sonra ise tanrıdan affedilmelerini istiyor. toplumda bu durumun etkisi sadece bisikletin çalınması kısmında diye düşünüyorum. bir kısmı ise engellilikleri ve eksiklikleri ile sosyal medyada yer alıyor. herkeste bir var olma çabası varken insanları etkileyenler ise bu güruh oluyor. işte çok güzel bir çember ve biz aptallaştıkça zaman geçtikçe tüketmeye devam ettikçe içinden çıkamayacağımız bi çember.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.