İyi akşamlar 1k ailem
"Son olarak Özgecan Arslan'dan, Sule Çet'ten, Emine Bulut'tan Güleda Cankel'den, Ceren Özdemir'den, Hazal Tektaş'tan, Pinar Gültekin'den, Pelin Ceylan'dan ve adlarını buraya sığdıramadığım ülkemin koruyamadığı bütün kadınlarımızdan, özür dilerim.
Güneşi Söndürmeyin sizler için yazıldı."
Bu sefer size kitabın son sayfasındaki satırlarla inceleme yazmaya başlamak istedim. Ülkemde ve dünyada şuan kimbilir nerede bir kadın eşi ,oğlu ,sevgilisi, babası ya da hayır dediği bir adam tarafından katlediliyor. Güneşi Söndürmeyin kitabı öldürülen kadınlar adına yazılmış. O can alan canilerin bir şekilde cezasını çektiğini anlatıp içimize su serpen kitap da diyebiliriz.
Mısra öğretmen olup atanamamış (çok fazla genç gibi ) genç kızımız babasının arkadaşıyla yaptığı sohbetle Ankara'ya gitmeye karar verir. Annesini kaybetmiş babası tekrar evlenmiş olan Mısra yeni bir şehirde yaşadıklarıyla öyle bir yola giriyor ki off ki offf diyorum.
Kitabı okurken sayfaları çevirme hızınıza şaşıracaksınız. Konunun akıcılığı yanında anlatımı size zamanı unutturacak.(Şahsen bende öyle oldu )
Kitabı anlatmak istemiyorum. Lütfen bu kitaba bir şans verin ve okuyun . Kadınlar sesinizi çıkarmadığınız her an sizi ezebileceğini düşünen şiddetin boyutunu arttıran erkekler olacağını asla unutmamanız dileğiyle.
Kitapla ve dostça kalın sevgimdesiniz.
Üzerine konuşulacak çok şey var ama bizim konuşmamızın bir karşılığı olmadığı için yazıyoruz. Sesimizi anca böyle çıkartabiliyoruz. Seni oldukça sarsmış ki kitap kulübünde de önermiştin. Yazarımızın da senin de eline sağlık.
Bu vahşet ülkemizin en büyük karanlığı ve inşallah bir an önce sona erer bizler de artık böyle kitaplar yazmaktan böyle haberleri izlemekten böyle şeyleri konuşmaktan tamamen uzak kalabiliriz
Teşekkür ederim Ankam her kadının okuması gereken bir kitap gerçek hayatta olmasa da kitapta bile öldürülen kadınlara yapılanın karşılığının yapıldığını okumak beni çok mutlu etti.