Kitabın isminin aslında kızı Filiz'in tam tersi olduğunu kitabı bitirdikten hemen sonra fark ettim. Oruç Aruoba'nın kızına biraz daha büyüdüğünde okuması için yazdığı mektubun basılmış halini okuyoruz bu 30 küsur sayfada. Okurken yazarın hemen ertesi gün öleceği düşüncesine kapılıyorsunuz zira bazı kaynaklara göre de intihar düşüncesinin öncesinde yazılmış bir mektup olduğu söyleniyor. Ancak yazarımız intihar etmiyor ve bu kitap da kendisi hayattayken kızının izniyle yayınlanıyor.
Mektubunda ise tek istediğinin çevresi tarafından olduğu gibi tanınmak olduğunu ancak dünyanın, eşinin, insanların kendisini olduğu gibi kabul etmediğini, yalnızlığını kızına anlatmaya çalışıyor.
Sayfa sayısı az, duygu yoğunluğu had safhada. Yazdığı satırlarda Oruç Aruoba'nın yalnızlığını paylaşıyorsunuz ve bir anda bitiyor.
Keyifli okumalar.