9/10
·614 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
"Günlüğümün sayfaları yetmiyordu kalbimdeki bu ağırlığı paylaşmaya. Mürekkebim yetmiyordu sırf bir bakışına içinde harlanan alevleri anlatmaya" Merhabalar! Bugün hevesle okuduğum Lilith ' in gözyaşları isimki kitabın uzun soluklu incelemesi ile başbaşasınız. İlk başta kısa bir özet şeklinde "Spoilersız" yorumumu, daha sonrasında detaylı inceleme yaptığım "Spoilerlı" yorumu paylaşmak isterim. Kitabın ilk başlangıcında Meira isimli karakterimizin gözlerini açması ve hiçbir şeyi hatırlamaması ile olayların gelişini okuyoruz. Meira hafızasını kaybetmiş olarak baş düşmanı Uygar' ın evinde uzun zamandır komada olarak hayatını yaşıyor ve uyandığı andan iltibaren hem Uygar' ı anlamaya hem de hatırlamaya çabalamasını görüyoruz. Kitap hem Uygar' ın hem de Meira' nın gözünden okunan, bölüm bölüm anlamlar çıkarttığınız ve parçaları birleştirdikçe büyük resmi görevbildiğiniz bir hikaye olmuş aslında. İçerisinde siyaset, politika, toplum ve tarih ile ilgili göndermeler mevcut. Kitabı beğensem bile 18 yaş altına önermem. Sebebine gelecek olursak: Yazar Anna Tsintsadze burda gerçekten tebrik edilebilecek bir duruma imza atmış. Kitabın daha en başında yazar bu kitabın "Neden +18?" olduğunu maddeler haline sıralamış bulunmakta. Ve buradaki maddeler kesinlikle şuanki genç insanların düşünce yapılarına göre "Şiddeti Aşk zannetme" veya "şiddeti normalleştirme" gibi unsurları yanlış anlamaya çok meilli bir kitap olduğu için asla ama asla tavsiye etmemekteyim. Gel gelelim +18 yaş üstü kişilere, ben şuanda 20 yaşında bir insan olarak normal wattpad kitaplardaki aşkları aşırı derecede mantık hataları ve konudan çok cinsellik içeriklerine odakladığını gördüğüm için şahsen adam gibi konusu olan kitaplar bulmakta zorlanıyordum. Bu kitap içerisinde cinsellik sahnelerini çok barındırmayan (sadece ufak 2 sahne var ve tam olarak cinsellik sayılamaz) konu odaklı bir kitaptır. Nacizane fikrim kitabın yaş aralığının 20-30 yaş arası olduğudur. GELELİM SPOİLER İÇEREN YORUMUMA, burada kitabı okumak isteyenlere ufak bir adios! Kitap dehşett derecede iyi! Kurgusu mükemmel! Meira' nın Uygar ile olan ilk atışmalarını, hatta onu denemesi, tanımaya çalışması, anlaması veya anlamaması, Uygar' ın o sessiz soğukkanlı halleri bence çok iyi anlatılmış! Bazı yorumlarda Meira' yı aptal bulanlar olmuş ama bence özellikle de son bölümlere kadar haklı tepkiler verdi. Hafızasını kaybeden her insan gibi Uygar' a saldırdı, evi araştırdı, kaçmayı düşündü... İlk başlarda kitabın özellikle ilk 100 sayfası falan Uygar bana tabii ki de aşırı vahşi ve psikopat bir karakter gibi geldi. Hele de "Adıma nazaran hiç de uygar biri değilim" gibi lafları da cringe geldi yalan değil. Ama daha sonrasında aslında bunların hepsinin Meira' nın geçmişte ona söylediği cümleler olduğunu öğrendiğimde... Uygar karakteri gerçekten Meira' ya aşık olup delirmiş ve bu duygular çok güzel yansıtılmış, Meira' nın keman çaldığı ve onun sürekli aynı koltuktan izlemek için gitmesindeki o sahneler o kadar canlı anlatılmıştı ki resmen Uygar' ın yaşadıklarına gözlerim doldu! Ben hala daha Uygar' ın psikopatlığının olmadığını düşünüyorum. Lütfen bana kitaptan etkilenmişssin demeden önce bir dinleyinn. Uygar' ın sürekli Meira etrafında pervane oluşu, hatta öyle ki Meira' nın Uygarın kafasında orkide saksısı kırdığı ve onu bağladığı sahneden sonra kurtulur kurtulmaz onun elini tedavi etmeye çalışması falan beni bitirdi. Geçmiş sahneler de anlatıldıkça ben Uygar' ın gerçekten iyi niyetli olduğuna kanaat getirdim. Şöyle ki, Uygar biliyorsunuz anne babasını ve nişanlısını öldürdüğünü söylemişti, bunu da Meira' nın üzerine atmış hatta. Meira' nın evini yakmış falan. Bence o olay öyle değil diye düşünüyorum. Bence anne babasını da nişanlısını da kendi öldürdü ve evi de kendi yaktı ve Uygar da Meira' yı kurtararak bu yaşadıklarının üzerini kapatmaya onu bu vicdanın içerisinde bırakmamak istediğini düşünüyorum. Uygar' ın aslında bir iyilikte bulunduğu ve ona her şeyi unutturarak hayatını yeniden kurmak, ona güzel bir hayat verme hedefinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü diğer türlüsü bana mantıklı gelmiyor. Kitap tabi sadece evde değil, gemi seyahatinde ve bir göktelenin tepesinde de geçiyor. Gemideki Meira' nın kendine yazdığı mektubu bulması ve okuması benim kanımı donduran yerlerden biridir. Kelimenin tam anlamı ile şok olduğum bir sahne ki bilen bilir ben o kadar da kitaplarda şaşıran biri değilim çoğunu tahmin ettiğim için. Meira' yı sürekli uyutup uyutup hafıza kaybettirdiğini öğrendik ve bu aslında 4. uyanışı olduğunu, her şeyi hatırlarsa tekrar hafızasını sileceğini gördük. Kitap ilerlediği zamanlarda bunun bir tuzak olduğunu da hissettim yalan yok. Daha sonrasında yani artık kitabın sonlarında hem Uygar' ın anlattıkları artıyor hem 7 yıl öncesi aydınlanıyor hem de taşlar yerine oturuyor. Her bir Uygar partını okuduğunuzda yeni bir aydınlanma yaşıyorsunuz. Kitabın ben kısım kısım geri ileri olayını sevdim çünkü daha esrarengiz daha böyle çözülmeye değer buldum. Hele de Meira' yı ilk öptüğü anda Öykü' nün görümcesi çıkması falan beni mahfetti. Şoklardan şoklara girdim yani. Son kısımda Uygar' ın yaptığı bi mallık sonucu Meira Mert' e kalıyor. Uygar! O kadar elin kolun uzun hemen niye kendin gidiyosun yaa! Adamlarını gönder bişi yap sen niye gidiyosun kardeşim. Neyseee. Meira' da tabiki kaçıp mektupta tek güvendiğin insan diyip amcasını bulmaya gidiyo. Ama işte belkide ilk aptallığını yapıp ilk gördüğü aksakallıya dede diyor. GERÇEKTENDE BÖYLE. Amcanı hiç görememişin etmemissin kızım niye ben amcanım denene inanıyorsun? En sonunda da "Uygar, Uygar... "diye diye bayılıyor. Ve kitap biter... Daha çok detay vermek istiyorum ama inceleme de çok uzun olacak o yüzden genel hatları ile bu şekilde anlatabilirim. Kitap beni reading slump' tan çıkarttı hatta hayran da bıraktı. Sadece evin içerisinde geçen bir senaryo bile çok iyi olabilirdi. Ama tabi konu kısır olurdu öyle olursa. Karanlık ve gizem havalarını buram buram aldığım, şaşırdığım, kanımın donduğu ve gerçekten takdir ettiğim bir kitap oldu. Bu sayfada da belkide ilk defa bu kadar uzun inceleme yaptım. İkincisini keyifle bekliyor, mum ışığında okumanızı ve spotify da "Meira' nın çaldığığ parçalar" listesi ile birlikte okumanızı tavsiye ederim...
1000Kitap
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025555 okunma
·
1 +1'leme
·
390 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Spoi yemiş oldum ama pek bi önemi yok Tavsiyenizi dikkate alarak 20li yaşlarda okuyacağım kitabı (Aslında bahane oldu bu uyarı kitaba tekrar başladıktan sonra yarım bırakacağım gibi hissettim. zamanla hem belki fikrim de değişir en iyisi sonra okuyayım dediğim gibi Öykü'ye olanları merak ettim en çok inceleme sonucu