Gönderi

Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
Serbest düşüş, Golding’in düşünce dünyasından birçok otobiyografik öge içerir. Ve düşünsel olarak bakıldığında Golding’in Hristiyan olmasına rağmen, nasıl bu kadar aykırı ve sorgulayıcı tonlarda eserler verdiğini anlamamızı sağlar. Ana karakter Sammy, babasını hiç tanımamıştır. Gayrimeşru bir çocuktur. Çocukluğu oldukça trajiktir. Doğduğu andan itibaren sırtına yüklenen varoluş sancısını dindirmek adına sürekli bir şeylerin peşinde koşar: Okuldaki çocukları döver. Arkadaşı Phlipp’in gazına gelerek kilise mihrabına tükürür. Ve bu eyleminden dolayı zangoçtan dayak yer. Gençliğinde Beatrice isminde bir kızın peşinden koşar, ancak bir araya gelseler dahi hiçbir zaman kendini ona yakın hissetmez. Hatta gün geçtikçe ondan uzaklaşmaya başlar. Komünist hareketlere katılır. Meclis üyesinin kızıyla tanışıp evlenir ve çocuk yaparlar. Ancak komünizm de Sammy’nin anlam arayışını doldurmaz. Gestapolara esir düşer ve savaş esiri olarak Nazilerin tecrit odasında tutulur. Tutsaklık yıllarında; bastırdığı duygularıyla, anılarıyla ve varoluş acısıyla daha derin bir hesaplaşmaya girer. Bu hesaplaşmada, onun dünya görüşündeki zıtlığı ve travmalarını besleyen iki hocası üzerine düşünür: Nick Shales maddeci, bilimsel dünya görüşünü temsil ederken; Pringle ruhsal metafizik dünyayı temsil eder. Sammy bu iki uç düşünce arasında, ruhun varlığı ve yokluğu üzerine akıl yürütür, hayatın anlamsız bir acılar silsilesi olup olmadığına dair düşünür. En nihayetinde Sammy, “Serbest Düşüş”ten farksız bu varoluş sancısını dindirmenin bir yolunu bulur ve aydınlanmaya kavuşur. Bu aydınlanma, aynı zamanda William Golding’in düşünsel manifestosudur: “Gün boyunca rayların üzerinden trenler geçiyor güneş tutulmaları öngörülebiliyor. Penisilin zatürreeyi tedavi ediyor ve atom parçalandı. Yıllardır her gün üst
Serbest DüşüşWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016983 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.