Elhamdülillah.
·
781 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Şu şarlatanı paylaşmayın atasını bilmeyen it peşinde gezer. “Hoca” adı altında Gazi Mustafa Kemal’e hakaret edecek kadar akıl sağlığı yerinde olmayan birinin peşinde gitmeyin. Bunların ilimi para bilimi insanları kandırmak.
Maneviyat’ta buyrulmadan vazife yapılmaz.Buyrulmadan mürşit olduğunu iddia eden şeytandır.Şeytan nasıl yeryüzünde ibadet etmedik mekan ve okumadık kitap bırakmayıp meleklere bile hoca olduysa buyrulmadan halkı irşad edende benlik duygusu ile hareket eder.İrşad vazifesi menzil gibi babadan oğula veraset ile geçmediği gibi İsmailağa gibi insanların başımıza seni geçirelim sen evliyamız ol demekle olmaz.Monarşi düzenini islam gibi tanıtıp zamanımızın güzelliği olan cumhuriyet ve demokrasi düşmanlığı yapan Kadir Mısırlıoğlu enaniyete kapılmış güzel olana düşmanlık yapmıştır.Müslüman eskiden olmayan güzelliklere güzeli sevdiği için düşman olmaz.Kazandığı milyon franklar,iftira atıp o kitaplardan kazandığı milyonlarca para ve bığazdaki satın aldığı mülkleri götüremeden cehenneme gitti kefere. Kadir Mısırlıoğlu keferesi ile İslam bir araya gelemez. Maneviyatı bilen maneviyattan buyrulmadan iş yapmaz.
Mustafa Mercan
Gönderi Sahibi
Yorumunuzda kullandığınız ağır ve kişisel ithamlar (tekfir, kefere vb.) medeni bir tartışmanın sınırlarını aşmaktadır. Bir fikre veya bir kişiye karşı çıkmak elbette hakkınızdır, ancak inanç hükmü vermek ve bir Müslümanı "kefere" ilan etmek, sadece bu dünyanın değil, ahiretin de en hassas konularından biridir. Kimin cennete, kimin cehenneme gideceğine dair hüküm vermek, kulların değil, yalnızca Allah'ın (cc) yetkisindedir. İslami edep (adap), bu tür konularda en yüksek ihtiyatı ve saygıyı emreder. ​Kadir Mısırlıoğlu'nun görüşleri, sizin iddia ettiğiniz gibi demokrasiye düşmanlık değil, Cumhuriyet'in kuruluşu sırasında manevi ve kültürel alanda yaşanan tahribatlara karşı gelişen, İslami hassasiyeti merkeze alan bir duruştur. ​Manevi vazifelerin usulü (buyrulma veya silsile) farklı mezhepler ve tarikatlar arasında tartışmalı olabilir, ancak bir alimin veya yazarın meşru yollardan elde ettiği kazancı (kitapları) üzerinden onu "dünyalık peşinde koşmakla" suçlamak ve şahsiyetini hedef almak, tartışmanın bilgi zemininden tamamen koptuğunu gösterir. ​Bu seviyedeki kişisel saldırılarla ve ağır ithamlarla bir tartışmayı sürdürmek, fikri bir zeminde kalmayacaktır. Herkes kendi inancından ve sözlerinden sorumludur. Selametle.
Selahaddin Eyyubi ve zamanın Gavsına küfür ederek öldü bu kafir.Osmanlılık adına monarşi düzenini savundu.Oysa Abdülhamit batı tarzı eğitim görmüştü.Abdülhamit Osmanlı müsikisinden haz etmediğini söyleyip sarayına opera binası yaptırıp zamanın pavorottisini İtalya’dan getirip devlet sanatçısı yapmış,opera hayranı olan Abdülhamit opera topluluğu kurmuştu.Abdülhamit parasını Yunan banker zarifi ile faiz de işletirdi.Abdülhamit Mozart,Bethoven ve bilimum batı klasik eserlerini piyano ile çalardı,Kendi çocuklarını da batı tarzında keman ve batı çalgı ve müzik aletlerini çalacak şekilde yetiştirdi.Aslında hiç bir şey göründüğü gibi değil.Bunlar şeytan Aslı Yahudi bunların.Şeytana esir bu adam yoksa insan manevi vazife verilmiş birine küfredermi Mısırlıoğlu kafiri gibi,Maraşlı Mustafa Yardımedici aldığım manevi emirle Hasan Galip Kuşçuoğlu’na halifelik veriyorum demiş şeyhlik vermişti,Bugün İsmailağa’da Allah vazife vermemiş kendi aralarından Halife seçiyorlar ne menzil nede İsmailağa tarikat olarak kabul edilemez.Manevi emirle verilmeyen halifelik geçerli değildir.Yoksa herkes birbirini Halife ilan eder,babadan oğula geçen miras olur,böyle Tarikatler vahşi tarikat sayılır,ehil değil.Mısırlıoğlu sadece Rıza Nur kitaplarından 2 milyon frank kazanıp bığazda mülkler edinmiş,böylece kendine geçim sağlamıştı.İnsan Mısırlıoğlu gibi cehenneme kendini atarmı sırf para için monarşi düzenini savunup.
Mustafa Mercan
Gönderi Sahibi
Yorumunuzdaki iddiaların büyük çoğunluğu, rahmetli Üstad Kadir Mısırlıoğlu'nun tarihî olaylara bakış açısını dar bir çerçeveden değerlendiriyor. Üstad'ın amacı, Sultan Abdülhamit'i şahsen kötülemek değil, bir Halife'nin makamına ve temsil ettiği ümmete yakışmayacak Batılılaşma emarelerine dikkat çekmekti. Opera, piyano gibi Batı'dan ithal edilen lüksler, ona göre bir kültürel erozyonun başlangıcıydı. Bir Halife, ümmete manevi hassasiyet konusunda tavizsiz bir örnek olmalıydı. ​Ekonomik konulara gelince, faizle iş yapma ve borçlanma eleştirisi, Osmanlı'nın İslami iktisat prensiplerinden sapıp ekonomik bağımsızlığını kaybetmesine yönelik temel bir itirazdır. Dindeki bir yasağın, devletin bekası için bile meşrulaştırılması, onun kırmızı çizgisidir. ​Tarikatlar konusundaki eleştirileri de aynı hassasiyetten doğar; maneviyatı, şahsi menfaat ve dünyevi makamlar için kullanılan gayrimeşru iddialardan korumaktır hedefi. Zira tıpkı bu videonun ana mesajında olduğu gibi, en büyük makam, Allah'tan gelene tam bir rıza göstermektir ve bu rıza makamı, dünyalık atamalarla elde edilemez. Bir fikir adamının eserlerinden meşru gelir elde etmesi ise onun davasını ve emeğini itibarsızlaştırmak için kullanılamaz. Üstad'ın tüm duruşu, İslam medeniyetinin özünü korumak ve yozlaşmaya karşı fikri mücadele vermekten ibaretti.
Bu adamın videolarında neden ses yok?