Tolstoy’un Etkileyici Trajedisi
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 21:17
Aşk romanı gibi başlayan romanımızın zamanla toplumsal bir ayna işlevi gördüğüne şahit oluyoruz. Karakterlerin psikolojik derinliği katmanlı bir şekilde incelenerek diğer karakterlerle arasındaki sosyal ve duygusal bağ hiçbir ayrıntı atlanmadan ortaya konmuş. Yazarımız ayrıntılı betimlemelerle karakterlerimizin iç dünyasına olağanüstü bir gerçeklikle bakmamızı sağlıyor. Çoğu zaman olaylardan çok psikolojik çözümlemeler üzerinde duruluyor. Özellikle Levin karakteri üzerinden inanç ve anlam arayışı ilk sayfadan son sayfaya kadar güncelliğini koruyor ve karakter en son sayfada gelişimini tamamlıyor. Kitabın ana teması aşkın çelişkili doğası benim gözümde. Bu çelişki, Anna ve Vronskiy’nin aldatmayla örülü tutkulu aşkı ile Levin ve Kitty’nin emekle inşa edilmiş sadakate dayalı aşkında kendini gösterir. Tolstoy, bu iki aşkı paralel olarak işleyerek, aşkın tek başına insanı mutlu etmeyeceğini, ahlaki temel ve karşlılıklı saygı olmadan aşkın yapıcılıktan ziyade yıkıcı olacağını şiddetle savunur. İncelememin bundan sonraki bölümünde, romanda kalıcılık sağlamak adına bölümlerden derlediğim notlar yer almakta. - 1.BÖLÜM - İlk bölümde ana karakterimiz Anna’dan ziyade kardeşi Oblonskiy’lerin evine konuk oluyoruz. Oblonskiy (Stepan Arkadyiç - Stiva)’nin karısı Dolli ( Darya Aleksandrovna)’yi aldatmasıyla kitaptaki çarpık ilişkilere giriş yapılıyor diyebilirim. Stepan bunun tohumunu atıyor. Bölümün sonunda Stiva’nın kız kardeşi Anna Karenina’nın Moskova’ya geleceği haberi verilir. Onun gelişi, hem Oblonski ailesinin barışmasına hem de romanın asıl hikâyesinin başlamasına zemin hazırlar. - 2.BÖLÜM - Dolly’nin kardeşi Kitty’nin Vronskiy tarafından reddedilmesi ile hastalandığı için yurt dışına gitmesi ve Vronskiy ile Anna’nın ilk karşılaşmalarıyla daha sonra aşklarınınşekillenmeye başlaması bölümün ana konularını oluşturuyor. 202.sayfada Kiti tarafından reddedilen Levin’in gözünden ilkbaharın gelişini aşırı bir özenle ve detaylara boğarak betimleyen yazarımız, bana ufak çaplı bir cinnet geçirtti diyebilirim :) Yardımseverliğin uç noktalarında yaşayan Varenka karakterini çok sevdim. Ondaki gizemli havanın sebebini bulabilmek için onun olduğu bölümlerde sayfaları merakla çevirdim ve o bölümler su gibi aktı. Kity’nin iyileşmesine de büyük katkısı oldu kendisinin. - 3.BÖLÜM - Üçüncü bölümün üçüncü kısmında Sergey İvanoviç ile kardeşi Konstantin Levin arasındaki felsefi sohbet sürükleyiciydi. Sergey’in hiçbir şeyi içinden gelmeyerek sadece yapmak için yaptığının bilincine varan Levin, bu vurdumduymazlığa sonunda dayanmayarak, abisini kendi silahı olan felsefeyle vurur. Kişisel çıkar ile toplumsal faydayı ayrı olarak ele almasına karşın abisi tarafından bu durumun aksi iddia edilerek yaptığı savunmalarla bir dereceye kadar haklı çıktığını görürüz. Üçüncü bölümün son kısımlarında 420-460 sayfaları arası Levin’in tarımla ilgili düşünceleri ve bu konuda yapacağı yenilikleri okurken baygınlık geçirdim. En son kısımda abisi Nikolay Levin’in ziyaretiyle, onun ve kendisinin ölüme yaklaştığı gerçeğiyle yüzleşmesi ve abisinin vedasında çok yakında öleceğini daha da derinden hissettirdiği bölümler etkileyiciydi. Levin, bu giriştiği işin kendisini ölüm düşüncesinden uzaklaştırdığı gerçeğiyle yüzleşerek bölüm sonlanır. - 4.BÖLÜM - Dördüncü bölümün başlarında Karenina’nın, kocasının tüm görmezden gelme azmine karşın inatla yapılmaması gerektiğini söylediği aşığıyla evde görüşmemeleri kuralını ilk fırsatta çiğneyen çiftimiz, Aleksey’i, tehdit ettiği şeyi yapma yoluna, yani yasal yollarla boşanarak çocukları Seryoja’yı alma yoluna sürükledi. Oblonsky o sıra Karenina’ya olan aşkının bittiğini fark ediyordu, Karenina’nın aşkı eskisi gibi sağlamdır fakat aklında, tek kurtuluş çaresi olarak gördüğü ölüm vardır. Dördüncü bölümün ortalarına doğru Lenin ve Kiti aşkının tekrar küllerinden doğması Lenin gibi beni de çok fazla mutlu etti. Karenina, Aleksandroviç ve Oblonsky aşk üçgenindeki karamsarlıktan sıyrılmak eminim ki okuyan herkese iyi hissettirmiştir. Karenina’nın ölüm anında kocasını anımsayıp yanına çağırması ve onu bağışlamasını istemesi ve kocasının da Vronskiy’nin bakışları altında yüce gönüllülük gösterip ikisini de affetmesi iki aşık arasındaki rolleri tamamen tersine çevirir. Kitabın belki de en etkileyici bölümleri olarak kabul edebileceğim şu cümleleri buraya bırakıyorum: Şimdiye dek acınacak bir yaratık, mutluluğunun rastgele ve biraz da gülünç bir engeli olarak görünen aldatılmış koca, bir anda bizzat karısı tarafından çağrılmış, önünde yerlere kadar eğilme hissi uyandıran bir yüksekliğe çıkarılmış ve bu koca bu yükseklikte kötü, iğreti ve gülünç değil; iyi, basit ve heybetli biri olmuştu. Dördüncü bölümün sonunda Anna’nın, kocasının çok zor karar verdiği boşanma eylemini reddedip oğlu Seryoja ile kocasını yalnız bırakarak aşığı Vronskiy ile yurtdışına kaçmasındaki temel sebeplere bakacak olursak bu hareketin kendi açısından haklı olduğunu görebiliyoruz. •Karenin, Anna’yı alenen terk etmediği gibi ilk başta dini açıdan “boşanma” talebine de yanaşmaz. Bu, hem toplumsal konumunu koruma isteğinden hem de dindar oluşundan kaynaklanır. •Anna, Vronski ile açıkça birlikte olmasına rağmen kilise boşanmasına izin verilmez. Bu da onun toplumsal olarak “günahkâr” konumuna itilmesine yol açar. •Tolstoy, burada bireysel arzular ile toplumsal/dini kurallar arasındaki çatışmayı göstermek ister. Anna, aşkı için evlilik kurumunun dışına çıkar ama dini engeller yüzünden hiçbir zaman meşru bir birliktelik yaşayamaz. Aleksandroviç tam da bu sebeplerden, kendisini ve karısını, özellikle de son yaşananlardan sonra karısını bu konuma sokmamak için yüce gönüllülük yaparak boşanma kararını çok geç alabilmiştir. Kayınbiraderi Stepan Arkadyiç ile konuşması ve karısının kendisini görmeye bile tahammül etmeye katlanamaması bu kararı zor da olsa almasında etkili olmuştur. Sonuç görüldüğü gibi hiç de beklediği gibi olmamıştır. - 5.BÖLÜM - Beşinci bölümün ilk otuz sayfası Levin ve Kiti’nin kilisede yapılan düğün merasimlerinin ayrıntılarıyla doluydu. Karakterlerin ve betimlemelerin fazlalığından dolayı sancılı bir otuz sayfa geçirdim diyebilirim. İki karakterimizin de duygularındaki karmaşıklık bir yerden sonra cidden yordu. Evliliğin tüm ritüellerinin sonunda gerçek mutluluğa erişmeleri beni de gerçekten mutlu etti. Sonra gelen yirmi sayfa da Mihaylov adlı alt tabakadan eğitimsiz bir ressamın sanat anlayışı üzerinden ilerliyor. Vronskiy ve Anna, yurt dışında yaşadıklarının üçüncü ayında Vronskiy, askerden arkadaşı Golanişçev ile denk gelir ve onun aracılığıyla tablolarını çok beğenip göstermek istediği Mihaylov’a giderler. En sonunda Mihayvlov, Anna’nın portresini yapar ve Vronskiy’nin zenginliğine ve emek harcamadan ortaya koyduğu özensiz tablonun gördüğü ilgiye duyduğu kıskançlıkla bir daha hiçbiriyle görüşmez. Bundan sonra gelen bölümde Nikolay Levin’in ölümü adım adım işlenerek, sevgilisi Marya, kardeşi Konstantin Levin ve Kiti ile birlikte okuyucu da ölüme hazırlanır. Bu kısımlarda Konstantin’in ölüm ile ilgili düşünceleri ile Kiti’nin hamileliğini öğrenmesi etkileyiciydi. Bölümün sonlarına doğru, Anna Karenina’nın oğlunu görme isteğini yenememesiyle birlikte sevmediği fakat dini olarak uygun olmadığı için ayrılamadığı kocası Aleksandroviç uykudayken eve gelir ve oğlunun odasına girer. Özlemini giderdikten sonra ayrılacakken sevmediği adamla karşılaşır ve pişman olduğu hâlde tiksinti duygusuna engel olamaz. - 6.BÖLÜM Bölümün ortalarında Anna’nın abisi Stepan Arkadyiç’in eşi Darya Aleksandrova’nın namıdeğer Dolli’nin Anna ve Vronskiy’e misafirliğe çağrıldığı sırada yol boyunca Anna’nın bu yasak aşk yaşamının kendisine verdiği güzelliği ve özgürlüğü kendi hayatıyla kıyaslayıp imrendiğini fakat yanlarında kaldığı iki günde, bu yaşamın tiyatro oyunundan ibaret olduğunu fark etmesiyle kendi yaşamına şükretme farkındalığına varması çok güzel işlenmiş. Dolli de kitaptaki karakter gelişimini tamamladı diyebiliriz. Bölümün sonlarına doğru il başkanı seçimleriyle ilgili ince detaylar ve akademik terimler olaylar arasında bağlantı kurmamı zorlaştırdı ve çoğu yeri Levin gibi ben de anlayamadım diyebilirim. Bir tek Levin ve Vronskiy arasındaki soğukluk ilgimi çekebildi. Bölüm sonunda, seçimler dolayısıyla gittiği için bir hafta ayrı kaldığı Vronskiy’den ayrı olmanın kendisine dayanılmaz gelmeye başladığını gören Anna, kocasına, kendisini boşaması istediğinde bulunmaya karar verir fakat bu kararı Vronskiy’e açtığında yüzünde gördüğü bakıştan kaynaklanan izlenimi hiç unutamayacaktır. -7.BÖLÜM Sona yaklaşıldığından olsa gerek az betimleme bol olayla bölüme başlanmış. Levin’in Vronskiy ile arasındaki buzları çözen Stepan Arkadyiç, bu çözülmeden sonra Levin’i, kardeşi Anna ile tanıştırmaya götürür ve eve girdiklerinde Anna’nın portresini gören Levin’in içinde uyanan duygular ve onla konuştukça hakkında kötü düşündüğü için yanlış yaptığını, hatta ona üzülmeye başladığını düşünmeye başlaması bu işin sonunun iyi yerlere varmayacağını düşündürttü bana. Umarım sadece basit bir hayranlıktır. Bir tane daha çarpık ilişkiyi bünyem kaldırmayabilir :) İlerleyen 15 sayfada Kiti’nin sancılı doğum sürecini biz de Levin gibi soluksuz bir şekilde geçirdik. Doğum sancısından çok ölümü anımsatan betimlemeler kitaptaki karakterler gibi beni de gerim gerim gerdi. En sonunda bebeğin sağlıklı bir şekilde doğumu ve Kiti’nin de kendisinde olduğunu görünce derin bir oh çektik. Bölümün sonlarına doğru Anna’nın ruhundaki onarılamaz yaranın ciddi etkileriyle baş başa kaldık. Suçluluk psikolojisinin verdiği kendini aşağılık bir insan olarak görme durumunun yarattığı ciddi özgüvensizliği aşamayarak Vronskiy’nin kendisini eskisi gibi hatta belki de eskisinden daha fazla sevmesine rağmen sürekli sevilmediğini ve aldatıldığını düşünerek ölümü kendine dost bildiği satırlar içimi kararttı diyebilirim. Bölüm sonunda Anna’nın ölümü şahane tasvir edilmiş: Ve Anna’nın okuduğu kaygılarla, aldatmalarla, dertlerle, kötülüklerle dolu kitabı aydınlatan mum, her zamankinden daha parlak ışıldayarak daha önce karanlıkta kalan her şeyi aydınlattı, çıtırdamaya başladı, sönmeye yüz tuttu ve sonsuza dek söndü. Anna’nın ölümünden ve Vronskiy’nin acılarına odaklanıldıktan sonra kesinlikle kitap sonlandırılmalıydı. Levin’in ruhundaki değişimi veya Rus halkının Sırplara destek için Türkleri öldürerek cinayet işlemek amacıyla gönüllü olarak yola koyulmalarını herhangi bir okuyucunun merak ettiğini düşünmüyorum. Yazarımız savaş ile ilgili kendi görüşlerini ortaya koymak için uzatmış da uzatmış, baygınlık geçirdim. - ELEŞTİRİLERİM - Bazı betimlemeler öyle zorlama yapılmış ki 10 kere okusan da ne demek istediğini anlaman mümkün değil. Böyle kısımlarda resmen çileden çıktım. Rus klasiklerindeki bir ismin farklı şekillerde defalarca kullanımı bu kitapta ayyuka çıkmış resmen. Fazlasıyla karakter yokmuş gibi bir de her birinin en az iki ismi ve isimlerinin kısaltmaları kullanılıyor. Orijinalliği korumak adına Fransızca ve Almanca kelime ve cümlelerin aslına yer verip sayfa sonunda açıklamalara yer verilmesini bir yere kadar anladım da altıncı bölümde baya abartmışlar bu durumu.
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201955,6bin okunma
·
247 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.